29 Mart 2010 Pazartesi
Senede Bir Gün Fenerli Olan Feysbukçu Çakma Taraftar
28 Mart 2010 Pazar
İlk Haftalardan Bu Yana Ne Değişti ?
Diyecek birşey yok.. Kadıköy'de küfür mazereti ile kaybedilen maçın sami yen'de de kaybedilmesinin hiçbir izahı yok.. Bu yenilgiden rijkaard'ı zerre kadar suçlu tutmuyorum herşeyden önce bir galatasaraylı olarak böyle düşünmek zorundayım ve şunu biliyorum ki bu gün kendi içimizde rijkaard'ı tartışmamız sezon başında " kadıköy'de görüşürüz frank" diyenlerin ekmeğine yağ sürmekten başka hiçbirşey sağlamaz.. Bizimki sadece kendi doğrularımıza göre yaptığımız yorumlardır.. Vakti zamanında messilerle ronaldinholarla çalışmış bu adamdan futbolu ve taktiği daha iyi anlayacak konumda değiliz..
Ama diyorum ki hani şu oyundan jo çıkmamalıydı gibi be ! Oyuna girdikten sonra itirazdan başka hiçbirşey yapmayan ve maç eksiği ayan beyan belli olan baros bu maçı koparacak adam olmaktan çok uzaktı.. Evet jo'da kötüydü ama herşeye rağmen rakip defansın en istemiyeceği özelliklere ( iyi fizi, teknik ayaklar, hava hakimiyeti) sahip olan jo'nun yerine baros tercihi herhalde bilica'yı baya rahatlatmıştır.. Şöyle birşey var top jo'nun ayağındayken kaleye 30-35 metrelik bir mesafe olsa dahi ne yapacağını kestiremezsiniz.. Çünkü hem çalım atacak tekniğe sahiptir, hem şut çekecek becerisi vardır hemde iyi pas atacak yeteneklere sahiptir.. Peki baros ? Şu hali ile birşeyler üretmekten çok uzak ki tahminim bu sezon baros için artık toparlanması zor bir sezon olacak.. Beklentiler bundan sonraki sezona..
Aslında bu maça dair konuşmak istemiyorum.. Öyle oldu böyle bitti demekten öte takımı şu haftada fenerbahçe maçında bu kadar üstün bir kadro kurulmasına karşın varlık göstermeye mani olan etkenler üzerinde durmak gerek.. ilk 7-8 haftada da bu takımın başında rijkaard, sağ kanadında keita, solunda arda, ortasında elano vardı.. Neler değişti acaba ? takım içersinde neler oldu ? Mesela biz sezon başı hagi'den bu yana ilk defa bu denli duran toptan gol atma becersini yakalamıştık.. Ne oldu da şu takımın duran top gücü bıçak gibi kesildi ? Hepsinden öte bu takım neden bu kadar düştü ? Bazı oyuncular üzerinde durmak gerek.. Taktik sistem işi değil bu.. Şu takıma kimi getirirsen getir teknik direktör'ün taktiklerini direktiflerini bileklerine hükmettiremeyen bir adamın varsa orda herşey sekteye uğrar..Rijkaard kafasında birşeyler oluşturdu elbet ama acaba bu dişliler şu takımda oynamayı zerre kadar hakketmeyen bazı oyuncular ve herşeyden öte artık kendini iyice hissettirmeye başlayan "derin" galatasaray ile dönebilir miydi ? Derin galatasaray ve şu takımda oynamayı hakketmeyen bazı adamlar üzerinde durmak gerek
1- Mehmet Topal : kesinlikle 3. sınıf bir topçu şu takımın adamı olmamakla beraber rijkaard'ın artık çaresizlikten, vasatın iyisi kontenjanından oynattığı bir adam.. alternatifleri barış, ayhan, sarp olunca mecbur kalıyor adam.. Bu maçta nasıl oynadığı beni ilgilendirmiyor koca bir sezon boyunca şu takıma orta sahada çektirdikleri bu maçın hayat memak meselesi olarak büyük bir baskı ile oynanmasına yol açtı.. Neyleyim ben o fiziğe rağmen kafa topu almaktan aciz, futbol zekası son derece kısıtlı olan orta sahayı.. Eğer yönetm akıllı bir hamle yapmak istiyorsa şu adamı sezon sonu hazır hala değeri varken bir şekilde iyi paraya elden çıkarmalı ve gönderilen leo'nun kontenjanından ernst ayarında kaliteli bir orta saha almalıdır..
2- Mustafa Sarp: bu arkadaşı ruhsuz sınıfına almıyorum ama galatasaray sevgisi dışında futbol olarak sahaya koyduğu hiçbirşey yok.. Topal gibi kısıtlı futbol zekası ancan ona istinaden tek üstünlüğü arada sırada süpriz goller atması.. Bütün bunlar şu takımda hemde fenerbahçe'ye karşı orta sahada oynamasına yeter mi ?
3- Barış Özbek: kalli olmasa alman ümit milli takımında dahi oynayamazdı.. Kafası kesik tavuk gibi dolaşıp saçmalamaktan başka yaptığı birşey yok.. Şu takımda oynayacak yeteneklere haiz değil
4- Ayhan Akman: Sonu ümit karan'ın sonuna benzeyecek belkide.. Artık teşekkür edilip derhal gönderilmesi gerekir.. Sadece futbol adına değil.. Ayhan'ın abi kontenjanı ile orda durması beni takım içersindeki çekişmeler ve gizli yapılanmalar hususunda kıllandırıyor..
5- Caner Erkin: Yabancı futbolculara karşı ciddi bir garezi var bu arkadaşın.. Zaman zaman keita, zaman zaman gio.. Mütemadiyen az pas atıyor ve ısrarla oyunu "sevdiği" arkadaşlarının üzerine kuruyor.. Ümit milli takımından arkadaşı arda ile müthiş uyum içersinde.. Hatta arda'nın oynadığı maçlarda duran top kullanma konusunda ciddi anlamda yeteneksiz olmasına karşın sabri sarıoğlu ortaları ile takımın duran toplarını gaspediyor.. Bir tarafta meksika milli takımında korner kullanan adam, diğer tarafta kaka'ların, dani alves'lerin olduğu ulusal takımda duran topun başına geçen adam varken galatasaray'da bu işi caner yürütüyor..
6- Arda Turan: Ruhsuzluk değil elbette.. Bu büyük saygısızlık olur zaten..Hepimizden daha galatasaraylıdır lafımız yok.. Söz konusu olan bu gün sakat sakat çıktığı maçta değil ama acaba arda turan'ın takım içersinde çekişmelere, ikiliklere sebebiyet verdiğinin farkında mısınız ? Peki arda turan ile caner erkin arasındaki kusursuz uyumdan ? Arda turan ile gio, elano arasındaki kusursuz uyumsuzluktan.. Caner'in istanbul'da oynanan antalyaspor maçında başlayan yabancı oyunculara minimal düzeyde pas atıp ısrarla bilinçli ya da bilinçsiz olarak yaptığı top şişirmelerinden ? Arda'nın olduğu maçlarda her korneri ön direğe savurmaktan başka hiçbir iş yapmayan caner erkin'in duran topların başına geçmesinden.. Israrla ve inatla arda'nın gio'ya garez bellemesinden.. Kimse aksini anlatmasın bana arda turan'ın takım içersinde sevmediği ve buna bağlı olarak oluşturduğu çetenin ısrarla pas atmadığı ya da markaj altındayken pas attığı aleni bir gerçek.. Ümit milli arkadaşı caner'in de öyle.. Kayseri maçında üstünü başını yırtmak üzereyken caner'in pas atmadığı keita, ısrarla elini havalara kaldırıp pas isteyen dos santos'a boşta olurken pas atılmayıp markajdayken pas atılması.... Uzar gider bu iş.. Dediğim gibi galatasaraylılığına lafım yok ama özellikle kaptan olduktan sonra bu "arda etkisi" takıma bir kurşun gibi çökmüştür.. Ve oluşturduğu çete'de kendi kafasına göre top oynamaktadır sisteme ihanet etmektedir.. Bence bunu bizim kadar hakan şükür, hasan şaş, ümit karan gibi oyuncular ile yolları ayıran adnan polat'ta az çok görüyordur..Arda takıma bir kurşun gibi çökmüştür ve bu bağlamda artık çok güçlü olduğu için bu zinciri kırmak onu iyi bir paraya avrupa'ya göndermeden çok zordur.. Evet bireysel olarak çok katkısı vardır ama bu huyları takıma büyük hemde çok büyük zararlar vermektedir..
Leo ve servet'e gelmiyorum bile..Galatasaray'ın özellikle gelecek sezon orta saha yapılanmasına ve bana göre takımdaki en büyük sorun olan "çeteleşmeye" ciddi önlemler alması lazım.. Yoksa bu iç çekişmeler galatasaray'a herşeyden çok daha büyük zararlar verir.. Hee bu arada bu gün dos santos bildiğim meksika milli takımında kornerleri kullanmasına karşın galatasaray'da caner'den fırsat bulup ilk kez korner kullanabildi.. enteresan..
26 Mart 2010 Cuma
Servet Çetin'in Fenerbahçe Maçında Oynaması
25 Şubat 2010 Perşembe
Elano Keita ve Arda
Platini hiç boşuna 5-6 hakem getirmekle uğraşmasın isterse kale içine 5 tane daha hakem soksun, hatta 3 tane de orta olsun.. hakem olarak atadığı adamlar karar verebilecek yetenekten yoksun, lobilerden korkan, cesaretsiz olursa olacağı bu olur.. nitekim Caner'in pozisyonunun yardımcı hakem tarafından görülmemesi için hakemin görme ile ilgili bir özürü olması gerekirdi.. bu pozisyon o kadar açık bir pozisyondur.. ayrıca sadece o 5. kale arkası hakemi mi ? Yardımcıyı da sayarsak 3 çift göz o pozisyonda ne hikmetse ve nasıl bir korku ise penaltı çalacak cesareti gösterememiştir.. bunun başka izahı yok.. Platini boşu boşuna uğraşıyorsun usta oraya 5. hakem diye koyduğun orta hakem diye atadığın adamlar hakemliği geçtim "haysiyet" denen şeyden yoksun, olup birilerine şirin görünmenin hesabını yapıyorsa futbolda "hata" denen kavram o kadar da masum olmaz ya da o "hata" kavramının içersinde biz başka şeyler ararız..
Bu karar dışında maçın kilit noktası Elano'nun sakatlık ötürü dışarı çıktığı an olmuştur.. Orta sahanın her hali ile beyni olan bir adam Elano.. top kapmak, inanılmaz etkili uzun paslar atmak, şut çekmek ve herşeyden öte orta sahada yegane iyi top kullanan oyuncu olmak.. tam bir dinamo.. ne oldu o çıkınca peki.. muadili olarak oyuna dahil edilen ayhan akman gibi artık futbol kariyerinin son baharına gelmiş ve kapasitesi diyarbakırspor'da ancak top oynamaya yetecek bir adam giriyor.. top kapamıyor, pas atamıyor, şut çekemiyor, tehlikeli uzun pasları geçtim yanındaki adama dahi pas atamıyor... nitekim defansın sağ kanadı emanet edildiği gibi o kilit dakikadan sonra orta saha da atleticoya emanet ediliyor..işte galatasaray'ın en büyük sıkıntısı burda.. barış, ayhan, topal, sarp.. bunlar mıdır keitaların, ardaların, kewelların, barosların orta sahası.. uefa vizyonu finale ulaşmak olan takımın orta sahası değil pas yapmak kafa topuna bile çıkamıyorsa burda durup bir düşünmek lazım.. misal devre arasına gelmek lazım.. bilmiyorum laf söylemek istemiyorum, düştükten sonra herkes bir tekme daha vuracak cürreti bulabiliyor ama acaba elano'nun yanına uyumunu beklediğimiz ve kewell'ın da dönmesi halinde 2 alternatifi olan dos santos'un yerine bazı forumlarda ve çeşitli galatasaray bloglarında tam ortasahamızın istediği adam olarak gösterilen thomas hitzlsperger buraya monte edilemez miydi ? hatta bildiğim uefa kupasında oynama sıkıntısı da yoktu.. dediğim gibi düştükten sonra bir tekme atmaktan kolayı yok.. sağlık olsun..
korkularım bir bir gerçekleşti malesefki.. Servet'in, uğur'un, topal'ın ve sarp'ın patlamaya namzet olduklarını düşünmüştüm bu gün bu isimlerin oluşturduğu gedikler çok sevdiğimiz bir adamında başına iş açtı.. şu takımda laf söylenecek en son adam ama uğur uçar ile servet çetin'in bariz pozisyon hataları karşısında lucas neill'de hangisinin boşluğunu kapatabilirim derdiyle çok bocaladı.. normaldir.. kızılması gereken bir durum değildir.. servet ile uğur uçar arasına nesta, lucio, vidic gibi adamları koysan o da sersemler.. Hangi birine yetişsin 3 kişinin mevkiisine de el atmaya çalıştı.. Bu adam lider vasıflı bir adam ve gördüğü yerdeki aksaklıkları kapatmak içinde azami gayreti gösteriyor..
Uğur uçar diye bir futbolcu yok sahada.. Konyaspor'un karlı sahasında bırakmışız biz Uğur'u.. Şu hali ile sabri'ye nazaran ekstradan yaptığı yegane işi belki isabetli yaptığı bir kaç ortadır.. Malesef bunun dışında şu an mevcut hiçbir özelliği ise sabri sarıoğlu'ndan iyi değildir.. ne oldu bu uğur'a böyle ? bir oyuncu sakatlıktan sonra bu kadar dibe vuruyorsa orada büyük mental ya da fiziksel bazı eksiklikler olmalıdır muhakkak.. daha dün ibrahim üzülmez'i bu gün de simao'yu sol kanada demirletti.. normaldir.. ibrahim üzülmez'e bu kadar pozisyon veren bir adamın simao karşısında taş kesilmesini beklemektir esas mucize..
keita'ya ise flores büyük önlemler almış.. Gözlerden kaçmasa gerek sağ kanatta keita ne zaman topla buluşsa hemen dibinde 1 adam 4-5 metre ilersinde ise 2 adam keita'ya geniş alanda pozisyon imkanı tanımamak için hazır bulundu.. hani birini geçse öteki iki oyuncu çullanacak. bütün bunlara karşın kara inci yine mucize minvali gol attı ama malesef sonu olmadı..
Açıkçası Caner Erkin'e o kadar kızmıyorum.. uluslararası tecrübesi moskova ile birkaç orta düzey maça çıkmak olan ve genç milli takımda uluslararası maçlar oynayan bir adamın hırsına yenik düşmesi kabul edilebilir birşey.. nitekim keita bile fenerbahçe maçında yenik düştü hislerine.. düşünün 6 tane karar veren gözün önünde hakkınız gasp ediliyor.. hemde rakip bu kadar üstünüze gelirken mucize mukabili bir başka pozisyon türüyor ama o hakkınız gasp ediliyor.. caner de bu haksızlığı kaldıramadı.. İyi oyuncudur caner ve seneye bonservisi muhakkak alınmalıdır.. Bir talihsizlik sonucunda "vurun abalıya" durumuna getirilmemelidir.. O disiplin rijkaard'a aittir.. Ha rijkaard demişken ondan da biraz bahsetmek gerek.. 16 kişi arasından yazılabilecek en muhtemel kadro ile çıktı sahaya.. Forvetsiz.. Nitekim ikinci yarıda elanosuzda kaldı.. O dakikadan sonra da galatasaray forması giyip sahaya çıkamadığı için bir yığın beceriksizin dolduğu takımı için teknik taktik anlamda birşey veremedi.. sahada oynayan en az 6-7 adam rijkaard'ın kafasındakileri hiçbirşekilde yapamayacak adamlardı..Nitekim ayhan akman girdikten sonra görülmüştür herşey.. Acaba rijkaard'ın tercümanı ayhan oyuna girmeden önce hangi direktifleri ayhan'a iletti ? ayhan neleri yaptı ? Hani o sahada gördüğümüz ayhan akman hareketlerini istememiş olsa gerek..
Sözün özü sabri sarıoğlu galatasaray'ın sağ beki olur ama barış özbek, mehmet topal, mustafa sarp ve ayhan akman'ı bir araya getirsen hiçbiri galatasaray'ın orta sahasında oynayamaz ve bu takımın topçusu olamaz.. rijkaard teknik bir zeka olabilir ama o zekayı hayata geçirmek belli bir futbol zekasına erişmiş akıllı futbolcunun işidir.. şu bir gerçek bu futbolcular olduğu müddet daha çok saç baş yolunacaktır..






