30 Kasım 2010 Salı
Galatasaray İdman Yurdu
29 Kasım 2010 Pazartesi
Bizim Alışkanlıklarımız Vardı

Meselemiz, problemlerimiz ne olursa olsun biz daha önceden Beşiktaş'a karşı bir şekilde iyi bir futbol tutturur kazanmasını bilirdik sanki.. bunun izahı futbol kuralları dahilinde değildir nasıl saraçoğlu'nda fb'nin bjk'ye şansı tutuyorsa sami yen'de de bizim beşiktaş'a karşı buna benzer bir üstünlüğümüz vardı. Olimpiyat Stadında Ali Aydın'a yenildiğimiz maçta bile bu derece acizlere oynayan bir takım yoktu. O zamanlarda kötü günler geçiriyorduk ama teslim teslim etmediğimiz ve etmemek için direndiğimiz bir ruhumuz vardı değil mi ?
Dönüp dolaşıp söyleyeceklerim yine aynı yerlere geleceği için sanki bir önceki postların tekrarını yapacağım gibi olacak o yüzden kısa tutmak istiyorum. bu takımın sorunu 442, 352, 451; merkez forvet, kanatlar, ya da teknik taktik izahatlar ile açıklanacak bir sorun değildir. Bu takımın sorunu takımı oluşturan çoğunluğun 3/4'ünün galatasaray gibi bir takımda oynayamayacak yeteneksizlike olmasıdır. Ben beşiktaş'ın maçlarını takip etmiyorum ama birçok beşiktaşlı arkadaşında holosko, nobre gibi oyunculardan yaka silktiğini biliyorum. Düşünün dün sahada oynayan yeteneksizler ordusu bu adamları maçın yıldızı yaptı. Nihat oynasa o bile gol atardı hatta quaresma olsa ali turan'ın kanadına geçtiğinde kesinlikle şov yapardı. Çünkü artık şu belli bu takımın bekleri ligteki 14-15 takımın kanatlarını tutamıyor, orta sahası aynı takımlar karşısında koridor oluyor herşey yabancılardaki keramete ve iyileşecek olan arda'ya bağlı
Böyle takım oyunu olmaz böyle futbol oynanmaz. Bu futbolu ligin kalburüstü bir takımı oynayabilir ama milyonlara oynayan bir futbol takımı oynayamaz. Galatasaray aynı osmanlı'nın son dönemlerindeki çöküşünün bir benzerini yaşıyor ve o "hasta adam" dan herkes bir şeyler koparmasını biliyor.. Rijkaard'a sallayanların dün adnan polat'a sallamalarına şaşırmadım zaten. Biz ve birçok yazar arkadaş daha sezon başında yönetimin rijkaard'a kurduğu tuzağı gördük ve buralardan bir şeyler karaladık ancak tribündeki futbol ulemaları 4-5 maçtan sonra "defol git" rijkaard diyerek nasıl bir taraftar ve futbol bilgisine sahip olduklarını gösterdiler. Gözler bu kadar realiteden uzak şekilde kararmış işte. Şimdide cenaze namazı arifesinde adnan polat istifaya davet ediliyor.. Şimdi mi gördünüz herşeyi ? Masumların kellesini aldıktan sonra mı ? Normal şeyler bunlar, futbol bilincini kaybeden bir taraftar topluluğundan beklenecek davranışlar. Siz haklısınız kardeşler doğrusunuz. Rijkaard, baktın o olmadı polat, o olmadı başka biri ne zaman tutturursan artık.. Neyse daha önceki postlara benzediğini düşünmeye başladım, kesiyorum.
25 Ağustos 2010 Çarşamba
Rijkaard'ı Kovdurma Planı
29 Temmuz 2010 Perşembe
Perşembenin Gelişi
1- Keita'yı "Aman kardeşim bir kaç sene sonra piyasası olmaz hazır sıcak parayı bulmuşken satalım" deyip gönderen, Elano'yu "Seneye Dunga da yok Brezilya milli takımında da olmaz elden çıkarmak gerek" düşüncesi ile kendince şark kurnazlığı yaparak göndertmek isteyen Rijkaard mıdır ? Şu takımda hala Florya'da idmana çıkarılan barış özbek'e, ayhan akman'a, mustafa sarp'a alternatif oluşturulamamasının sorumlusu teknik ekip midir ? yönetim özellikle 2010-2011 sezonu itibari ile rijkaard'ın isteklerini ne ölçüde yerine getirmiştir ? Dünyaca ünlü bir teknik direktörü türkiye'ye getirirken bulundukları vaatlerin kaçını şu an gerçekleştirmişlerdir ?
2- Herkes kaleciden dem vuruyor ama kapalı kapılar arkasında neler konuşulduğu belli değil. acaba rijkaard yönetimden bir kaleci istedi mi ? yönetim malum gerekçesi "mali kriterler" i öne sürerek bu isteğe olumlu ya da olumsuz bir cevap verdi mi ?
3- Adnan Sezgin ve Polat, takımda sayısı hiçte az olmayan yeteneksiz, basiretsiz, bu formayı kaldıramayacak oyuncular yerine Polak ve Grella isimli iki oyuncunun peşinden ne gibi vasıfları olduğu için koşmaktadır ? Teknik ekibin önüne çıkıp "mali kriterlerimiz buna el veriyor" diyebilmek, dünyaca ünlü bir teknik adama verilen sözleri yerine getirmeyip geçen seneki süper kadroyu bozmak, her sene istikrar istikrar diyip takımın içine dinamit yerleştirmek ancak inanılmaz bir tezatla her sene neşteri yanlış yere vurup takımın dengelerini alt üst etmek nasıl bir anlayışının ürünüdür ?
4- Adnan Polat geçen sezonun sonunda "Takımda köklü değişiklikler yapacağız" derken bu değişikliği ilk olarak neden Keita ile yaptı ? Bahsi geçen yeteneksiz oyuncular yerine hangi yerli oyuncular alınabildi ? Yeteneksiz oyuncular hala bu takımda kalırken takımın en yetenekli oyuncuları neden para uğruna gözden çıkarıldı ? Bu nasıl bir "mali denge" anlayışıdır ki şu takım orta sahadaki bu vasıfsız elemanların yerine koca transfer döneminde eli yüzü düzgün tek bir yerli oyuncu alamamıştır ? Adnan Polat'ın dediği kadrodaki köklü değişiklik neden lafta kaldı ?
5-Bu seneki transfer politikasının geçen sene ile mukayese edilirse 180 derece değişiklik gösterip rahmetli özhan canaydın dönemine geri dönüş yapmasının arkasındaki sebep nedir ? son birkaç sene itibari ile "marka değeri" oluşturan futbolcular transfer ederek büyüyen galatasaray'ı küçültmek nasıl bir akıl ürünüdür ? Yönetim neden açıkça paranın bittiğini söylemiyor ? Söyleyemiyor ? Acaba mali genel kurulda aklanabilmek için mi maaşı yüksek oyuncular elden çıkartılıyor ?
....
Sorular böyle uzar gider. ama şunu söyleyebilirim ki şu şartlar altında hömkürecek en son isim varsa o da Rijkaard'tır. Elindeki malzeme bellidir. Verilmek istenen malzemelerde bellidir. Şu an ki futbolcu yapısı ile "güzel futbol" sevdalısı Rijkaard'tan total futbol fantezisi beklemek imkansızdır. Bunu daha önce de söyledim, yönetim bu transfer politikası ve yapmak istediği icraatleri ile Rijkaard'ın da kimyası ile oynuyor.Hani adamı yıpratmanın bundan daha iyi bir yöntemi de olamaz. Kalburüstü, ihtiyaçları üstünkörü karşılayacak bir futbolcu olarak Grella'yı alırsınız, Polak'ı alırsınız 2-3 vasat futbolcu daha getirisiniz sonrasında futbol adına işler yolunda gitmez, kötü sonuçlar gelir, sağda solda "teknik ekibin istediği futbolcuları aldık ama olmadı" dersiniz sezon arasında da hollandalıyı postalarsınız iş biter ! Hem böylece Rijkaard'ın da yıllık 3 milyon euro civarındaki maaşından da kurtulmuş olursunuz, ne güzel geğil mi ? Yönetim olarak siz zaten üzerinize düşen görevi yaptınız, teknik ekibin isteklerini harfiyen yerine getirdiniz. Tebrikler galatasraay yönetimi !
5 Temmuz 2010 Pazartesi
Adnan Sezgin'e Sevgi Gösterisinde Bulunmak
11 Haziran 2010 Cuma
Sidik Yarışı Başladı
14 Temmuz 2009 Salı
Tarihe mâl olmuş ayarlar

Muhtelif sözlüklerde hali hazırda bu şekilde açılan başlıklar var. Az evvel tam bu kategoriye girecek bir ayar yaşandı Uğur Dündar'ın başkanları bir araya getirdiği programda.. Şahsen Aziz Yıldırım'ın şaka ile karışık Arda'yı istediği davette Adnan Polat'ın "sizde Gökhan Gönül'ü verin ehüehü" cevabını pısırıkça bulmuştum.. Ama başkan bu son cevabıyla Aziz Yıldırım'ın surat ifadesinden de anlaşılacağı üzere Yıldırım'ı çok pis bozdu.. Şöyle ki
u.d : Sizin aranızda bir de Arda olay var Aziz bey.. 15 milyon euro teklif ettiniz
a.y: evet ettim.. bana kalırsa kulüpler arasında böyle transferler olmalı kem küm...Bana yarım saat verin Arda ile konuşayım dedim olursa Fenerli yaparım, olmazsa teşekkür ederim
u.d: Siz ne diyorsunuz sayın Polat ?
a.p: Arda iyi bir Galatasaraylı, Aziz bey'de iyi bir fenerli.. Ama ben bu yarım saatlik görüşme'den sonra Arda'nın Aziz Bey'i Galatasaraylı yapmasından çekiniyorum
a.y: ?!?!?!?!
Aziz Yıldırım resmen buz kesti.. Sonrasında kulüp başkanları takım değiştirmez, futbolcular değiştirir siz Arda'yı avrupa'ya satınca bakalım nasıl karışacaksınız demeye getirdi ama olan olmuştu.. Tanıdığımız Aziz Yıldırım bu olayı hırs yapar.. Şundan eminim ki Arda'nın avrupa'ya gitmesiyle beraber milyon dolarları dökme pahasına sırf Polat'a bu lafları yedirmek için Arda'nın peşine düşecektir.. Tıpkı Fatih Akyel, Emre Belözoğlun'da yaptığı gibi.. Bu sefer bu sözler başkanı daha da hırsa bindirecektir.. ancak Arda sevdasında balta taşa vurulmuştur.. Zira bahsedilen oyuncunun kulübe olan sevdası Metin Oktay ile özdeşleştirilmiştir.. Metin Oktay ile özdeşleştirilecek hiçbir oyuncu da ne pahasına olursa olsun, avrupa da olsa bile sevdasını para için satmaz..Onlar kulübüyle özdeşleşen futbolcu olmuştur artı.. Bu gün Raul, Gerrard, Totti takımları için neyse Arda'da galatasaray için odur.. Başarılar dileriz Aziz bey, allah sabır versin..






