30 Temmuz 2009 Perşembe

Neler Oluyor Bize ?

2 yorum


Geçen sezon kewell ile başladı, bu sezon hız kesmeden devam ediyor keita ve elano ile.. Eğer taraftarın aklına transferden de önce haldun üstünel'in ne kadar başarılı bir yönetici olduğu geliyor, forumlarda futbolcudan önce yöneticinin başarısı konuşuluyor ve her seferinde böyle bir yöneticileri olduğu için şükür ediyorlarsa bu sevgi hala kulübü babasının malı gibi kullanmak isteyen ve kendi adamlarının görevden alınmasına şu an köpürmekle meşgul olan dinazorlara kapak olsun.. Biraz elinizi vicdanınıza koyun.. Bu isimleri 3-4 sene önce attığı jeneriklik çalımlarla avrupa'dan futbol programlarının en güzel hareketler, en güzel goller bölümlerinde görürdük sizin yönetiminizde, şimdi ali sami yen'den izliyeceğiz attıkları gollerden sonra isimlerini haykıracaz..Dinazorlara kapak olsun.. Büyüksün haldun üstünel, tribünlerde söylenecek bestelere layıksın..

Futbolu hakkında söylenecek fazla şey yok.. brezilyalıları bizden daha iyi tanıyan antu'da ki arkadaşlar tuttukları ağıtlar ile baya fikir verdiler :) Bu arada ileride galatasaray'ı verilen bu paralardan ötürü ciddi "ekonomik sıkıntılar" bekliyor diyenler mehmet topuz+özer hurmacı'ya 15 milyon euro'ya yakın bir transfer bedeli ödediklerini unutmasın, artık sıkmaya başladı çünkü bu geyikler.. Oyuncuların kalitesine söylenecek söz kalmayınca bu geyikler türetilmeye başladı bazılarınca..

27 Temmuz 2009 Pazartesi

Fotomaç'a Malzeme Vermek

1 yorum


Geç olsun güç olmasın dedik ama malesef güç oldu.. Keita'nın giydiği beyaz forma iki omuzdan inen sarı çizgi ile rezalet ötesi.. Geçen senenin şahsımca en kötü forması olan beyaz forma bile kat ve kat daha güzeldi.. Mor forma ilk başta fena durmuyor eğer omuzdaki çizgiler parçalıdaki gibi kesik değilse.. belki gözler zamanla alışır ama muhtemel bir mağlubiyet halinde fotomaç türevi gazeteler malum manşetleri atmak için gün sayıyor olacak.. Hele ki bu mağlubiyet fenerbahçe veya beşiktaş'a ise değmesin yağlıboya ! Umarım o maçlara mor forma ile çıkma densizliğini göstermez birileri..

Kendi evimizde tıpkı liverpool, chelsea, real madrid gibi özdeşleşmek istediğimiz parçalı forma ise gerets döneminde giyilen formanın tıpatıp aynısı.. Hatta daha kötüsü.. gözle görülür tek fark eski parçalının sağ tarafı sarı, sol tarafı kırmızı iken yeninin tam tersi olması gibi.. alenen görüldüğü üzere omuzdaki 3 çizginin aşağa inmemesi düşüncesi nedir öyle ? Parçalı formanın geçmişte giyilenden tek farkı bu birkaç basit detay görünüyor. Oysa en büyük beklentim nostaljik metin oktay forması üzerinde ufak değişiklikler yapılarak tasarlanmasıydı ama adidas demek gerets dönemi formasını ufak değişiklikler ile taraftara sunmayı daha manidar bulmuş. dizayn eden kişi kimse işi kapsın diye çoluğuna çocuğuna yaptırdı bu formaları (!) anlaşılan. Olmamış be.. Taraftar elbette kulübüne destek olmak için formasını alır ancak en az taraftarın yüzde 70'inin(iyimser olmak) bu formaları içine sindireceğini düşünmüyorum.. biraz özeleştiri yapalım.. Beşiktaş'ın çubuklusu, fenerbahçe'nin arma forması genel itibari ile taraftarlarından geçer not alan tek formalarıydı.. Acaba biz hangi formaya geçer not verelim ?

Not: Umarım ilk fotoğraflarda bizim göremediğimiz bazı detaylar gözden kaçmıştırda iş bu yazı ağızıma tıkanır..

26 Temmuz 2009 Pazar

Nonda'nın durumu ne olacak ?

5 yorum


Şu aralar Nonda'nın gideceği ve rijkaard tarafından istenmediği haberleri iyice artmaya başladı.. Hatta kulislerde Galatasaray'ın yüksek maliyetinden de kurtulmak için bonservisini futbolcuya vereceği haberleri bile var..

Nonda iyi bir futbolcu idi.. bu iltifatları di'li geçmiş zamanda kullanmak doğru olur.. 2 sene önce geldiği ilk sezonda Hakan Şükür'ün ve Ümit Karan'ın arkasında kalmasına rağmen 24 maçta 11 gol attı.. İkinci yarıda oyuna girdiği maçların hiçbirinde gol atamadı.. Gollerinin tümü ilk 11'de oynadığı maçlarda geldi.. Hatta o sezon Hakan Şükür'ün arkasında kalmayıp kalli tarafından daha çok şans verilseydi çok daha fazla gol bile atabilirdi Nonda.. Galatasaray'da ki ilk sezonunda Monaco günlerindeki nonda'dan esintiler sundu bitiriciliği, fırsatçılığı, sert şutları,mücadeleci yıldırıcı futbolu ile.. Nitekimde fenerbahçe'ye şampiyonluk golünü atarak adını tarihe de yazdırdı.. İyi oynadığı sezona en anlamlı golle noktayı koydu.

İkinci sezon sözleşme yenilendi Nonda ile.. Maç başına olan parası garanti paraya çevrildi.. Aslında ikinci sezonuna da Steau Bukres'e attığı gollerle çok iyi başladı ama sonrasında form grafiği yavaş yavaş düştü ve Baros'un da yükselişi ile beraber dibe vurdu..Anlaşılmayacak şekilde ilk sezonundaki formuna yüzde yüz tezat oluşturan hareketlerle taraftarın sevgisini de yitirmeye başladı.. Klass futbolculuktan, kereste futbolculuğa doğru emin adımlarla ilerledi.. Koşmaktan acizliği, pervasız hareketleri, son vuruşlardaki beceriksizliği hayret ettirdi geçen seneki nonda'yı görenleri.. Oynadığı maçlarda düzelmesini bekledik ama ikinci sezonunda forma giydiği hiçbir maçta kazma hüvviyetinden öteye gidemedi.. Bazen artıistik verkaçlar, paslar falan atsa da ilk sezondaki görüntüsünden eser yoktu artık.. Nitekim şu an da istenmeyen adam.. Artık taraftar Nonda'nın yerine özgürcan'ın, hatta Cem sultan'ın bile kalmasını daha doğru görüyor.. Nitekim gelişme ihtimalleri var. Sevmesem bile geçen sene çok başarılı bir form çizen Özgürcan Nonda'ya göre kesinlikle denenmeye değer.. Açıkçası bu dakikadan sonra Nonda'nın sır kapısına falan karışmazsa ya da sihirli bir değnek üstüne değmezse Monaco günlerine dönmek değil Galatasaray'da ki ilk sezonuna bile yaklaşacağını düşünmüyorum..

Nonda'nın ikinci sezonunda edindiği futbol alışkanlığının rijkaard'ın sistemine uymadığı açık.. Mücadele etmekten, koşmaktan aciz bir Nonda 4-3-3'ün en ucunda neler yapabilir ? Hadi Jardel gibi durağan oynasa ama leblebi çekirdek gibi gol atsa kimse durmasına söz söylemiyecek ama o da yok.. Eğer ki Baros'un muhtemel kart cezaları, sakatlıkları söz konusu olursa taktiğin en önemli çarklarından biri olan santrafor nonda ile nasıl işleyecek? Savunmada yaşanan zaaflar elbette ortada ama gökhan zan, emre güngör, servet çetin, emre aşık gibi alternatifleri olan defansta mıdır en büyük eksiklik yoksa baros dışında hiçbir alternatifi olmayan santrafor mu ? Keita'nın da santrafor oynayabileceği konuşuluyor ama şahsen Baros kadar etkili olabileceğini ve maksimum verimle yeni mevkisinde oynayacağını sanmıyorum. Büyük hocanın umarım bu alternatifsizliğe ve santraforda gizliden gizliye bekleyen tehlikeye bir önlemi vardır...Oldu ya Baros fenerbahçe maçından önce kart cezalısı durumuna düştü.. Kadıköy'de bu şartlar altında Nonda'yı mı Yaser'i mi oynatacağız acaba ?

25 Temmuz 2009 Cumartesi

Adam Olabilmek !

2 yorum


Galatasaray’ın Hollandalı çalıştırıcısı, önceki gece saat 02.00’da yanına takım kaptanı Arda’yı da alarak hastaneye kaldırılan Serdar Eylik’i ziyaret etti. Rijkaard oyuncusuna moral verdi, ciddi bir problemin olmamasına sevindiğini söyledi.

Dünyanın en kariyerli teknik direktörü ve adam gibi bir adam.. Serdar Eylik hayatı boyunca bu ziyareti unutamaz, seneler sonra çocuklarına bile anlatır hastane kapısından giren iri fizikli hollandalıyı görünce duyduğu heyecanı..Dün şampiyonlar ligi kupasını messi ile ronaldinho ile kaldıran avrupayı dize getiren adam bu gün gecenin 2 sinde sakatlanan oyuncusunu unutmayıp hastanelere koşuyor.. Adamsın sen !

23 Temmuz 2009 Perşembe

Uzayacak O Saçlar !

2 yorum


Galatasaray'ın şu iki maçtaki futbolu tıpkı saç uzatan bir kişinin saçlarının uzama sürecinde yaşadığı geçiş dönemindeki sıkıntılar gibi.. Saçlar uzatılma kararından belli bir süre sonra geçiş dönemi olan o iğrenç dönemde iyice içinden çıkılmaz bir hal alır... Şekil vermeye çalışırsın olmaz, toplamaya çalışırsın o da olmaz.. kıssadan hisse iyi bir sabır, hatta peygamber sabrı edilmediği müddetçe soluk ya saç uzatmaktan vazgeçilerek kısacık kestirilmek için berberde alınır, ya da o sabır gösterilip dayanılarak 8-9 ay sonra harikulade uzun saçlara kavuşulur..

Görünen o ki bu sene galatasaray'da saç uzatma durumu yaşanacak.. Karar verildi bir kere.. Artık top sabır, ya da sabırsızlık testine tabi olmak için atıldı.. Ya güzel futbol umuduyla beklenilecek, ya da herşeyden bir anlık öfke ve sinirle vazgeçilip eski hale dönülecek..

Açıkçası kadrolar açıklandığında takım içersindeki futbolu zerre kadar keyif vermeyen,kalibresi galatasaray'da oynamaya çok çok uzak olan bazı futbolcu bozmaları(sabri, barış'ın oynama ihtimali, yaser yıldız) yüzünden maça bile gitmeyi düşünmüyordum ama son anda kararımı Serdar Eylik değiştirdi.. Enteresandır Arda'yı hesaba bile katmamışım kötü futbola olan sinirimden..

Serdar arda ile beraber a kadroya yeni çıkmış bir oyuncu gibi değilde en az 4-5 senedir bu takımda oynuyormuş gibi oynadı..Uyumları mükemmelden ziyade yıllardır beraber top oynuyorlarmış gibi bir hava verdi.. Attığı inanılmaz isabetli ortalar, kendine olan güveni, tıpkı messi gibi pas attıktan sonra rakibin tam kalbine doğru seri koşuları bu arkadaşı uzun süre bu takımda tutacak, hatta daha da öte bir yıldız yapacak.. Nihayetinde yeni de eskiyi kovar..böylece yıllardır patlama beklenen ama sonunda sabri olduğu anlaşılan aydın yılmaz'ı da postalatıcak..Şu çok net görüldü ki aydın, yaser, barış ve o mevkide oynama olasılığı olan ne kadar futbolcu varsa hepsini toplasan bir tane Serdar etmez...Umarım sakatlığı ciddi değildir.. Tez zamanda tekrar yeni kavuştuğu o formasına kavuşur..

Maçı kahveden izlediğim ve kahvedeki fenerli sayısının da azımsanmayacak derecede fazla olmasından dolayı tobol'un tehlikeli akınlarında " hadi bee vurr oğlum!!" haykırışlarını çok duydum.. Galatasaray, değil tehlike yaşatacak ceza sahasına bile doğru düzgün giremeyecek derecede futbol kalitesi bizden çok uzak olan bir takıma 3-4 tane net pozisyon verdirtti.. Hatta bir ara servet'in orkun'un önünden kestiği toptan sonra ciddi ciddi korkmaya başladım yenilmesi muhtemel bir gol karşısında içine düşeceğimiz durumla ilgili..Tabi bu kadar pozisyon vermesi tobol'un oyunundan öte hassas noktada oynayan bazı oyuncuların vasatlığından geldi.. bunlardan biri Ayhan Akman..

İnanılmaz derecede kötü, silikötesi bir oyun.. Uzun süredir ayhan'ı bu kadar etkisiz, bu kadar vasat görmemiştim hatta.. Defans yok, ofans yok, doğru düzgün pas atacak güveni yok.. Sanki Ayhan değilde paf takımdan yeni çıkmış ilk kez formayı giyen heyecanlı, eli ayağa titreyen bir adam oynadı orda.. O kadar kritik yerlerde hata yaptı ki muhtemel tobol golü ayhan'ın akılalmaz hatalarından sonra gelebilirdi..Kaptan değişikliğinden dolayı bir problem olmamasını ümit ediyorum..

Ayhan ile eşdeğer işler yapan bir diğer oyuncu da sağ bekte forma giyen oyuncu oldu.. Golün pasının ondan gelmesi yaptığı hataları kesinlikle görmezden geldiremez.. Hatta bir tobol tehlikeside dikkatli gözlerden kaçmadıysa eğer bu arkadaşın çalım yedikten sonra kapasitesi, ciğerleri yetmesine rağmen rakibini kovalamaması çekip gitmesinden geldi. bu arkadaşın sağ bekte oynadığı, her maçta takım 10 kişidir.. Antrenörlük kariyeri boyunca dünyanın sayılı oyuncuları ile çalışmış mükemmel bir defans oyuncusunda ne gibi özellikler olması gerektiğini çok iyi görmüş olan rijkaard bizim televizyon karşısında senelerdir gördüğümüz şeyleri görmüştür umarım

Servet ile Gökhan zan için fazla söylenecek bir şey yok.. Özellikle gökhan zan'ın bu gün takım hücuma çıkarken yaptığı bireysel hataları da oldu ama takımdaki genel misyonları defans yapmaktan çok orta sahanın ve diğer arkadaşlarının yaptığı sakarlıkları kapatmak oldu.. Orkun için ise fazla söze gerek yok, güven vermiyor..

Arda bu gün iniesta olamaz, xavi olamaz diyenlere nispet yaptı.. Hatta ronaldinho bile oldu bi ara.. çalımladığı oyuncuların haddi hesabı yoktu.. Tobol kalecisinin kariyerinin maçını çıkarması şanssızlık oldu Arda için.. Kabuk değiştiriyor.. rijkaard'ın gelmesi futbolunda dönüm noktası olacak bu sene.. Yepyeni, kaptanlığın sorumluluğunu da sırtlanmasıyla beraber çok çok farklı bir arda seyretmeye hazır olalım.. bu gün hiçbirimiz 10'da lincoln'ü aramadıysak zaten olay bitmiştir.. Arda yavaş yavaş takımın beyni olmaya doğru ilerliyor..

Şu süreç çok önemli.. İşte saçlarımız yavaş yavaş uzamaya başladı, sıkıntılı sürece girmiş bulunuyoruz.. Ama şu süreç bir bitsin uzayan, karizmatik saçlarımızı sallaya sallaya zamanı gelince herkese nispetimizi yapacağız.. Panik yok..

22 Temmuz 2009 Çarşamba

Kadro Şekilleniyor Serdar Kaldı Emre Gitti

1 yorum

Lincoln'ün sözleşmesi fesh edildi, Serdar Eylik dışında gençlerin büyük çoğunluğu hatta hepsi paf takıma geri gönderilirken Özgürcan Özcan, Erhan Şentürk gibi yaştan ötürü paf takıma gönderilemeyecek genç oyunculara da kiralık ya da bonservisi ile gönderilmek üzere elveda denildi.

Açıkçası Serdar Eylik'in kadroda kalacağı belliydi ama Emre Çolak'ın pafa gönderilmesi süpriz oldu herkes için.. " Rijkaard her an hazır olsunlar, paftan da onları çağırabilirim" dese de Emre Çolak'ı ve pafa gönderilen diğer arkadaşlarını motive etmek, konsantrasyonlarını bozmamak için yapılan bir açıklama gibiydi sanki bu sözleri.. Sonuçta dünyanın en kariyerli teknik adamlarından biri bizim televizyondan gödüğümüz emre'de elbet a takımda oynamasına engel olabilecek bir eksiklik görmüştür ki bu kararı almıştır.. Bundan dolayı da zaten kimse kızmıyor, kızamıyor(hakan ünsal ve ahmet çakar'ı bilmiyorum).. zaten ismin bu derece büyük olması, bazı kararların tartışılabilirliğini daha da azaltıyor.. vakti zamanında dünyanın en iyi futbolcularını(messi, xavi, iniesta, puyol) çıkaran bir paf takıma sahip olan hollandalı bu gün Emre'ye dair bazı eksiklikler gördü ve bunları a takıma girmesi için ciddi engeller olarak değerlendirdiyse bize fazla söz söylemek düşmez..Umarım Emre biz dışardan bu şekilde basit değerlendirsek bile yaşadığı ciddi hayal kırıklığını fazla büyütmeyip çalışmaya ve rijkaard'ın gördüğü eksiklikleri gidermek için uğraşmaya devam edererek kendini geliştirir. Öyle ya da böyle sonuçta gencecik bir insan iyi oynadığı, hatta yıldızı olduğu bir hazırlık kampından sonra pafa gönderilme kararını öğrenince oldukça üzülmüştür hayalini kurduğu forma ve oyuncularla olan yakınlığının bu kadar kısa sürmesinden sonra..

Şahsen Serdar Eylik, Emre Çolak'tan bile daha çok kadroda görmek istediğim bir futbolcuydu.. Kendisi belli ki spektaküler bir oyuncu, futbolun show yönünü, göze hoş gelen yanlarını seviyor.. E tekniği de buna el veriyorsa aydın gibi çalımcıklarla eline yüzüne bulaştırmayıp futboluyla zevk veriyorsa böyle renkli bir oyuncuyu şans verildiği anlarda seyretmek taraftara büyük keyif verecektir..Geçen sene paf maçlarını pek fazla izleme şansım olmadı ama izleyenlerin "cristiano ronaldo" benzetmelerini hazırlık maçları doğru çıkardı.. Rijkaard'ın tecrübesi ile kendini daha da geliştirecektir..

Gidecek gençler belirlenmesine rağmen a takımın gidecekler cephesinde fırtına öncesi sessizlik hala devam ediyor.. En büyük adaylar Aydın Yılmaz, Mehmet Güven, Volkan Yaman gibi oyuncuların gönderileceğine dair hala netleşmiş bir bilgi yok..Bakalım fırtına ne zaman kopacak..

20 Temmuz 2009 Pazartesi

Yine Saçmaladı !!

2 yorum

"Galatasaray geçen sezon Mehmet Yıldız´la görüşerek bu futbolcumuzu bitirdi. Şimdi aynısını Aziz Yıldırım onlara yaptı ve Arda´ya 15 milyon Euro teklif etti. Adnan Polat kendi silahıyla vuruldu. Bakalım 1 milyona oynayan Arda’nın kafası karışır mı, karışmaz mı. Bir futbolcuya teklif yapılıp, vazgeçilirse bunda artniyet ararım."

Bir insan konuştukça bu kadar mı batar, bu kadar mı rengini belli eder anlamak mümkün değil.. Türk futbolu son zamanlarda Bülent Uygun gibi fanatik, sürekli olarak başka bir kulübe yaranmaya çalışan bir teknik direktör görmemiştir. Bu fanatiklik kendi teknik direktörlüğünü yaptığı takıma da değildir..Evet resmen fenerbahçe fanatikliğidir bu.. Bütün bunları eski kulübüne sevimli görünmek amacıyla yapıyor olsa gerek. zaten bu günkü ve son bir kaç aydır yaptığı açıklamalar başka bir şekilde yorumlanamaz.. Nasıl bir düşünce sistematiği içersinde anlaşılmıyor.. susmanın, sadece işini yapmanın bir işe yaramayacağını düşünüyor olacak ki diğer meslektaşlarından farklı olarak sürekli konuşuyor, daha doğrusu saçmalıyor.

Son bombasına gelecek olursak..Ne o bülent bey ? Milli bir futbolcu, hatta abartısız takımın en iyi futbolcusu, en çok şey beklenen futbolcusu dünya kupasına gitme yolunda işimizin sakat olduğu şu dönemde kötü oynayınca, sürününce, yuhalanınca hatta türkiye dünya kupasına gidemeyince mutlu mu olacaksın ? İçinin yağları mı eriyecek ? Eski bir futbolcunun meslektaşı olan biriyle ilgili böyle bir düşüncesi olması utanç vericidir..Yaptığı açıklamanın nereye gittiğini bile düşünemiyor.. Gözü o derece hırslanmış.. Şahsen Arda'nın yerinde olsam bu dakikadan sonra benim kötülüğümü isteyen bir adamın yüzüne bakmam, bulunduğu ortamda bile bulunmam.. Bu günden sonra da spor programlarına katılıp Arda ile ilgili yorumlar yapmasın lütfen bu şahıs.. Galatasaray Mehmet Yıldız'ı bitirdi demiş, istediler almadılar demiş.. Her istenen futbolcu kendisini isteyen kulüpçe transfer edilmedikçe sefillere mi oynayacak.. Acaba bir teknik direktörün görevi oyuncusunu maçlara motive etmek midir yoksa oynayamayınca kabahati başka yerlerde arayıp kendini sütten çıkmış ak kaşığa mı çevirmektir?

Bir değil iki değil üç değil.. Daha önce de 6-7 yemeyiz gibi gudik açıklamaları olmuştu. Ne idüğü belirsizce.. Tamamen futbol oynadığı renklere sempatik görünmek için bu popülistlikleri yapıyor.. Anlamıyorum.. Şifo Mehmet, Ziya Doğan, Samet Aybaba hatta Aykut Kocaman.. bu hocalarda anadolu kulüplerinde çalıştı ama hiçbir zaman ağızlarından bu tarz açıklamalar gelmedi.. İşte o Aykut bu derece efendi kişiliği ile sevdiği kulübünde şu an sportif direktörlük görevine getirildi.. Bakalım bülent bey bu stratejileri ile ne zaman muradına erecek ?

19 Temmuz 2009 Pazar

Lincoln'ün Düşüşü Uzaktan Şutları Frikikleri

1 yorum

Alman spor dergilerinden Sportbild kariyerinin zirvesindeyken şiddetli düşüşe giren 11 futbolcu ismini vermiş.. Bunlar arasında Yıldıray Baştürk ile Lincoln'de varmış.. Yıldıray şahsi kanaatimce hiçbir zaman maç koparan, takımın beyni olacak bir "10" numara izlenimi vermemişti.. Son zamanlar takip etmiyoruz ama zannedersem kariyerindeki istikrarsızlıklar artık halt safhaya ulaşmış..

Lincoln ise malumunuz.. Galatasaray'a gelmeden önce ve geldikten sonra Gs tv'de yayınlanan fenerbahçe'ye attığı goller, tanrı benim burda olmamı istiyor demeçleri ile hepimiz gala geldik.. Nitekim ilk 2 maçta attığı harikulade uzaktan goller ile taraftarın gözünde "Hagi" den sonra bir türlü devamı gelmemiş maç kurtaran,efsane futbolcu eksikliği giderilmiş gibiydi..Herşey toz pembeydi şarkıdaki gibi.. Ancak sonrasında Kalli ile yaşanan o problem Lincoln'ün düşüşünde miladı oluşturdu..Bir daha hiçbir zaman lincoln'ü uzaktan attığı o goller, schalke 04'te attığı youtube'tan izlediğimiz galatasaray günlerine nazaran çok daha klas etkili gol vuruşları ile göremedik..Acaba bir futbolcu nasıl şut çekmeyi unutur ? Nasıl olaki Almanya'yı takip edenlerce "avrupa'nın sayılı frikik ustaları" arasında gösterilirken Galatasaray forması altında fenerbahçe'ye attığı ofsayt gol dışında koskoca 2 sezon frikik golü atamaz ? Bu işte bir terslik olmalı muhakkak ? Ya schalke günlerini birebir takip edenler durumu abartıyor ya da Lincoln galataray günlerinde frikik falan çalışmadı..Hagi'yi 10 numara yapan özelliklerden en önemlileri öldürücü frikikleri ve uzaktan şutlarıydı.. Lincoln geldiği günden bu yana bu özelliklerini ilk 2 maç dışında hiç bizlere göstermedi..

Elbette son derece klas bir futbolcuyu 2-3 özelliği eksik diye tükaka etmek yanlış bir değerlendirme olur ama bence Lincoln'ün Galatasaray'da uzaktan şut kifayetsizliğinde yatan muhakkak bir neden olmalı.. Ya cm oyunlarındaki gibi yaşlanınca bazı özellikleri düştü, ya bilerek uzaktan şut çekmekten imtina etti, ya da çalışmadı.. Açıkçası ben 3. ihtimal üzerinde duruyorum.. Almanya'dan geldiği ilk bir kaç maç son derece etkili şutlar atarken sonrasında uzaktan şut basiretsizliği içine girmesindeki temel sebep bu olsa gerek.. Herhalde hiçbir futbolcu kasten takımını bu şekilde sabote etmez..

Lincoln elbette ki bu özelliğini pek sunmasa da öldürücü pasları, klas çalımları ile eski Lincoln'de olup şu an sergileyemediği bir çok özelliğini unutturdu.. Belki de taraftar ona karşı duyduğu derin sevgi ve sempati ile bunları unuttu.. Ama herşeye rağmen bir gerçek vardı ki Lincoln Almanya'da top koşturduğu dönemlerdeki gibi ya da bize anlatıldığı gibi bir futbolcu profilini galatasaray forması altında tam anlamıyla bir türlü yansıtamadı..Bundan sonraki kariyerinde acaba nasıl bir Lincoln izlenimi verecek merak ediyorum..

17 Temmuz 2009 Cuma

Neeskens Sakatlandı !!

2 yorum


Bulaşıcı bu bizdeki sakatlıklar.. Mehmet Topal, Linderoth, Emre Güngör yetmedi şimdi de yardımcı antrenör Neeskens'in sakatlık haberi geldi. Hemde öyle böyle değil, sol adelede yırtık.. Bildiğimiz bu sakatlığa uğrayan futbolcuların bıçak altına yattığı yoksa Neeskens'e de mi ameliyat yolu gözüktü ? Eğer kulübeden uzaklaşırsa teknik kadronun geçici bir süre olsa da büyük güç kaybedeceği açık.. Ümit ederim ameliyatı gerektirecek bir durum olmazda neeskens kulübeden uzak kalmaz.. Olsa bile tedbir ve gözlem süresi futbolcular'da olduğu gibi uzun sürmez.. Elbette 90 dakika koşup top oynamıyacak ama teknik kadronun bu derece önemli bir ismini bile sakatlık belasına kaptırmak artık üzücü mü yoksa düşündürücü mü ya da şanssızlık mı bilmiyorum..

Kimler Gidecek Kimler Kiralanacak ?

0 yorum


Zannımca tobol maçı gidecekleri az çok şekillendirdi.. Kimse kusura bakmasın bu takımda Aydın Yılmaz, Orkun Usak gibi adamlara yer yok.. Aydın'a daha aman patlıyacak canım denilerek kaçıncı şans tanınacak ? Hele alternatifleri ve forma rekabetine girecek rakipleri bu kadar vasıflı olduktan sonra.. Açıkçası gidecekler arasında tahminimce şu an Gökhan Zan, Emre Güngör, Servet Çetin, Emre Aşık ile yarışması zor olan Murat Akça'da var.. Elbette yetenekli bir arkadaş ama kesinlikle kiralık oynayarak maç tecrübesi kazanması lazım bu isimlerle forma savaşına girmesi için.. Erhan Şentürk kleve maçı dışında sefillere oynadı..Anadolu takımında oynayabilir ama peki galatasaray'ın forvet hattı onun için uygun mu ? Mehmet Güven ve Volkan Yaman'ın ise mevcut yetenekleri ile koca Galatasaray'da forma giymesi imkansız.. Alparslan Volkan yaman'dan daha iyi, keza Mustafa Sarp'ta herşeye rağmen Mehmet Güven'den..Ayrıca bu isimlere kiralık olarak verilmek üzere Cem Sultan'da eklenebilir.. Özgürcan Özcan'da hazırlık kampında pek fazla şans verilmemesi sebebiyle gidecekler arasında yer alabilir.. Peki soru işaretleri ? Umarım o soru işaretlerinden biri şu an sağ bekte oynayan her daim bazı insanlarca "olur mu efem onun yeri sağ açık" denen futbolcumuz olur..

16 Temmuz 2009 Perşembe

Tobol 1 - 1 Galatasaray

0 yorum


Beklenen oldu da aslında.. Kadrolar açıklandığında da yetenekli oyuncu sayısı olmayan olan galatasaray'ın pozisyon bulamayacağını herkes bekliyordu.. Bana kalırsa rijkaard hazırlık kampındaki performanslardan, enteresan ya da bizim futbol bilgimizle kestiremediğimiz şeyler çıkartmış.. Örneğin baz alınan ve bir futbolcunun hazır olduğuna dair geçerli olan kriter hazırlık kampındaki performans ise Yaser bu gün nasıl oynuyorsa, Emre Çolak'ta o kadar oynamalıydı.. Keza bu durum Aydın Yılmaz'ın da aynı şekilde oynamamasını gerektiriyordu ama o da oynadı

Maçı özetlemeye gerek yok elbette ancak beni senelerdir korkutan ve rijkaard'tan değiştirmesini beklediğim aksaklıklar halen devam ediyor.. Elbette çok erken elde şu etapta doğru düzgün oyuncu da yok ama herhalde futbolculuğun tozunu yutmuş, kariyerinde şampiyonlar ligi kupasını gerek futbolculuğu gerekse antrenörlüğü süresince kaldıran hoca Sabri Sarıoğlu'nun değil duran top kullanmak, futbolcu dahi olmadığını anlamalı.. nerdeyse 1 ay oluyor beraber çalışalı.. Bu gün forvetteki uzantısı Aydın Yılmaz ile beraber tipik sabri oyununu oynadı zaten, süpriz değildi bu.. Şimdi bazıları çıkar derlerki sabri defans adamı değil ? Gol pozisyonunda fazla suçlanmamalı.. E iyide sabri'nin orta sahadaki oyununu da biliyoruz. Neyse koca takımın yükünü sadece Sabri'ye yüklemekte aslında yanlış..

Özellikle Rijkaard Yaser konusunda bu maçta ne kadar yanıldığını görmüştür.. Elbette hazırlık maçındaki performansı ile ağzımıza bir parmak bal çaldı ama şimdi nerdesin be arkadaşım ? İşte karşında süper oynadığın al ahly-casablanca ayarında bir takım peki sen nerdesin ? Erhan şentürk ise anadolu takımlarında oynayabilecek bir oyuncu izlenimi vermenin ötesine bir türlü geçemiyor.. Kleve maçında attığı golden sonra da sahada doğru düzgün yoktu zaten.. Ancak rijkaard olması gerekenden fazla şekilde güveniyor bu çocuğa.. bu maçta şans vermesi bile zannımca çok çok ekstra bir durumdu ki bu maçtaki form tıpkı erhan gibi gönderilecek diğer oyuncular hususunda da rijkaard'a daha net fikirler verdi..

bu gün alparslan'ın yerine volkan yaman olsa o da en fazla bu kadar oynardı ki alparslan'ın potansiyeli volkan yaman'dan daha üstün. Tecrübesizlik eseri bu maçta atıldı ama atılana kadarki performansı ile volkan yaman'ın takımda gereksiz olduğunu gösterdi..

kıssadan hisse bu maçtaki oyundan ötürü şahsen rijkaard'ı eleştirmek istemiyorum.. Hele ki as oyuncular niye oynatılmadığı geyiği hiç yapılmasın.. Biliyoruz ki ne geldiyse başımıza o sakatlık belası yüzünden geldi.. Herşeye rağmen hatta ilk maç olmasına rağmen kafamdaki rijkaard'ın gelmesi ile çözüleceğine inandığım soru işaretleri hala düzelmedi.. bundan sonra en çok merak edeceğim şey gönderilecek oyuncuların isimleri olacak.. Umarım rijkaard bu listede futbolcu ile futbolcu olmayanları ayıklayabilmiştir..

15 Temmuz 2009 Çarşamba

Perşembe Süprizi !

0 yorum

Daha önce ağızdan ağıza tobol - galatasaray maçını d-smart'ın yayınlayacağı söylentisi duyulmuş, bizlerde inanmıştık.. Bu gün ntv yüreklere su serpti ve maçın 19:30'da kendi ekranlarından yayınlanacağını duyurdu..aynı maçı iki farklı kanal yayınlayabilir.. bunun emsalleri de geçmişte var ama ben decoderi olanların bile maçı illet d-smart'tan izleyeceğini sanmıyorum..

Tobol Maçı Öncesi Kadro Alternatifleri

0 yorum


Bu gün gazetelerde Galatasaray'ın Fc Tobol karşısında sahaya süreceği alternatif ilk 11 tahminleri oluşturulmuş.. Hiçbirinin yüzdeyüz doğru olduğunu düşünmemekle beraber aslında ufakta olsa doğruluk payları var.. Galatasaray'ın bu maça direkt skoru değiştirecek ve oyununa etki edecek oyuncuları olmayacak. Zaten gazetelerin tahminine ek olarak bizim yazacağımız tahminlerde futbolcuların kalitesi açısından eş değer oyuncular.. Elbette Arda ile Baros en büyük silahlar ancak son Leverkusen maçındaki savruk oyunları tam bir soru işareti.. Şunu da unutmamak lazım takım leverkusen'e karşı oynadığı kadronun bir benzeri ile çıkacak.. O kadronunda almanlar karşısında ne kadar etkin olduğu malesef ortada. Doğru düzgün pozisyon üretilmeden biten bir 90 dakika, sadece Gökhan'ın direkte patlayan topu var tehlike olarak.. Elbette bu seferki rakip alman futbolunun kalburüstü bir takımı değil ama galatasaray'ın da vasat ve henüz hazır olmayan oyunculardan kurulu bir kadro ile çıkacağı ortada.. Tabi vasatlıkla kastım oyunun ofansif yönüne bireysel yeteneği ile futbolcunun yaptığı katkıdır.. Kewell gibi, herşeye rağmen Lincoln gibi.. Ümit ederim kötü bir süpriz çıkmaz kazakistan'dan.. Kahveden çıkarken bazı arkadaşları bıyık altından güldürmeyiz perşembe günü..

Kaleci: Orkun(Aykut)

Savunma: Sabri, G.Zan, Servet, H.Balta

Ön Libero: M.Sarp

Orta Saha: Ayhan Akman, Barış Özbek

Forvet: Aydın(Emre Çolak), Arda Turan

Santrafor: M.Baros



Takımda sadece 2 tane oyuncunun direkt skora katkı edebilecek ve ofansif etkinlik üretebilecek oyuncu olmaları beni ürkütüyor.. Hele onların da son maçlarda hazır olmadığına dair tehlike çanları çalması daha da ürkütüyor.. Ümit ederim oradan tatsız bir sonuçla dönmeyiz.. Hazır bir Galatasaray'ın bu takıma ne olursa olsun en azından 3 gol atacağını hepimiz biliyoruz.. Peki ya hazır olmayan bir Galatasaray ?

14 Temmuz 2009 Salı

Tarihe mâl olmuş ayarlar

0 yorum


Muhtelif sözlüklerde hali hazırda bu şekilde açılan başlıklar var. Az evvel tam bu kategoriye girecek bir ayar yaşandı Uğur Dündar'ın başkanları bir araya getirdiği programda.. Şahsen Aziz Yıldırım'ın şaka ile karışık Arda'yı istediği davette Adnan Polat'ın "sizde Gökhan Gönül'ü verin ehüehü" cevabını pısırıkça bulmuştum.. Ama başkan bu son cevabıyla Aziz Yıldırım'ın surat ifadesinden de anlaşılacağı üzere Yıldırım'ı çok pis bozdu.. Şöyle ki

u.d : Sizin aranızda bir de Arda olay var Aziz bey.. 15 milyon euro teklif ettiniz

a.y: evet ettim.. bana kalırsa kulüpler arasında böyle transferler olmalı kem küm...Bana yarım saat verin Arda ile konuşayım dedim olursa Fenerli yaparım, olmazsa teşekkür ederim

u.d: Siz ne diyorsunuz sayın Polat ?

a.p: Arda iyi bir Galatasaraylı, Aziz bey'de iyi bir fenerli.. Ama ben bu yarım saatlik görüşme'den sonra Arda'nın Aziz Bey'i Galatasaraylı yapmasından çekiniyorum

a.y: ?!?!?!?!

Aziz Yıldırım resmen buz kesti.. Sonrasında kulüp başkanları takım değiştirmez, futbolcular değiştirir siz Arda'yı avrupa'ya satınca bakalım nasıl karışacaksınız demeye getirdi ama olan olmuştu.. Tanıdığımız Aziz Yıldırım bu olayı hırs yapar.. Şundan eminim ki Arda'nın avrupa'ya gitmesiyle beraber milyon dolarları dökme pahasına sırf Polat'a bu lafları yedirmek için Arda'nın peşine düşecektir.. Tıpkı Fatih Akyel, Emre Belözoğlun'da yaptığı gibi.. Bu sefer bu sözler başkanı daha da hırsa bindirecektir.. ancak Arda sevdasında balta taşa vurulmuştur.. Zira bahsedilen oyuncunun kulübe olan sevdası Metin Oktay ile özdeşleştirilmiştir.. Metin Oktay ile özdeşleştirilecek hiçbir oyuncu da ne pahasına olursa olsun, avrupa da olsa bile sevdasını para için satmaz..Onlar kulübüyle özdeşleşen futbolcu olmuştur artı.. Bu gün Raul, Gerrard, Totti takımları için neyse Arda'da galatasaray için odur.. Başarılar dileriz Aziz bey, allah sabır versin..

D-Smart Sezonu açtı !

2 yorum


Aslında bekleniyordu bu.. Bir süpriz olurda Benfica, Hertha Berlin maçlarında olduğu gibi trt devreye girer mi dedik ama olmadı.. Geçmiş olsun tobol maçı 20-30 tl'lik receiverları 300-400 tl'ye millete satan D-Smartta.. Bari doğru düzgün yayın yapsanız içimiz yanmıyacak.. Alttan, üstten çıkan reklamlar, maçın içine eden ekrarnın tamamını kaplayan o iğrenç "inca" reklamı.. Hepimize geçmiş olsun. Kıraathane yolu gözüktü.. İşkence sezonu açıldı.

13 Temmuz 2009 Pazartesi

Aydın Yılmaz'ın Kifayetsizliği

2 yorum

Söz konusu olan Aydın'ın birkaç hazırlık maçına bakıp ahkam kesmek değildir.. Galatasaray'a piştikten sonra gelip neler yapıp neleri yapamadığıdır.. İşe bu terazi ve dengede baktığımızda Aydın Yılmaz'a ve yeteneğine dair o terazinin hangi kefesi daha ağır basmakta herşey açık ve net olarak görülmektedir..

Daha toy bir çocukken, fizik itibari ile servetin 1/4'ü iken Konya'ya gol attıktan sonra sırtı elini ensesine atan herkesçe sıvazlandı, kahraman ilan edildi, büyük yetenek olduğu iddia edildi... Hatta Arif ve Küçük Hakan özellike bu çocuğun maçlarını izlemek için paf takım idmanlarına gittiklerini bile söylediler.. Sonra gayet tabi yaşının gençliği, tecrübesizliği sebebiyle bu ağırlığı taşıyamadı, film çok kısa sürdü.. İlk kiralık macerasında anadolu kulüplerinde adı sanı duyulmadı, Manisasporda ağır sakatlıklar yaşadı.. Sonra Büyükşehir Belediyespor'a gitti.. Orda da nedense bu çocuğa dair baz alınan kriter Belediyespor'un Galatasaray ile oynadığı bir maçta 2 futbolcuyu geçip De Santcis'i zorladığı şut oldu.. O zamana kadar Aydın Yılmaz ne kadar takip edildi ? kim takip etti ? bu çocuk Galatasaray maçı dışında Belediyesporda ne yaptı ? Diğer maçlarda ne gibi sıçramalar gösterdi ? Başka hangi maçın yıldızı oldu ? Tam bir bilinmez.. 30 küsur maçtan tek referans olarak alınabilecek maç Galatasaray'a karşı oynadığı maç mıdır ? Şu bir gerçek ki tek bildiğimiz Abdullah Avcı kanatları altına aldı ve o maçta doğal olarak sezon sonu döneceği takıma kendini göstermek için hırslı oynadı..

Sadece Galatasaray maçı performansı baz alınarak sonraki koca 1 sezon galatasaray'da top koşturdu,ekmeği çok güzel yedi.. Peki ne verdi ? ne üretti ? koca bir hiç... Futbolculuk topu alıp "deli danalar" gibi koşup hiçbirşey yapamamak değildir.. Bu gün Sabri Sarıoğlu beğenilmiyorsa işte bundan beğenilmiyor.. Elbette Sabri'nin aykırı karakteri de bunda etken ama sevilmemesindeki esas nokta futbolunun yetersizliği ve yetenek yoksunu olmasıdır.. Aydın'a tekrar gelecek olursak sonuç yok, gayretin meyvesi yok, bal yapmayan arı, teknik yetersiz, futbolu zevk vermiyor.. Aydın Yılmaz'da Sabri'nin klonu olma yolunda emin adımlarla gidiyor.. Koskoca galatasaray 1 sezon boyunca ona büyük şanslar verdi.. Ama bir adım bile futbolunda aşama kaydedemedi.. 3-5 maç değil, dikkat çekerim 1 koca sezon.. O formayı 1 sezon fizik olarak belli bir yeterliliğe eriştikten hele de maç tecrübesi kazandıktan sonra giyip hiçbirşey verememek tek kelimeyle yeteneksizliktir.. Tamam sürekli forma şansı bulamadı elbet ama Skibbe döneminde herşeye rağmen bir futbolcunun kendini gösterebileceği sürelerde forma şansı buldu.. Sözün özü bu çocuk yeteneksizdir malesef.. Tıpkı Sabri gibi, Barış gibi.. konuşmak için de tam sırasıdır.. Kendine verilen şanslarda bu derece yeterlilikleri olmasına karşın hiçbir şey yapamıyorsa başka ne denebilir ? Galatasaray'da forma giymesi için bir ekstra özelliğini arıyorum ama yok ! Umarım galatasaray yeni bir Sabri Sarıoğlu yaratmadan bu çocuğu anadolu takımlarının birine gönderir de çok daha yetenekli ve o forma altında kendini göstermek için ondan çok daha fazla azim gösteren Emre Çolak, Serdar Eylik gibi futbolculara forma şansı yaratır..

6 Temmuz 2009 Pazartesi

Ne olacak bu gençlerin hali ?

1 yorum


Kleve maçı ve dünkü al ahly maçı gösterdi ki şu an itibariyle kiraya verilmeden galatasaray a takımına yükselebilecek kabiliyette 2 tane oyuncu var. Emre Çolak ve Serdar Eylik.. Dünkü al ahly maçının 90 dakikasını izleyemedim ancak maç özetlerinden net bir şekilde anlaşıldı ki emre çolak her pozisyonun içinde bir şekilde vardı.. Hele ikinci yarıda barış özbek'in ortasına ceza alanı dışından vurduğu vole şu an ilk 11 de adı geçen bir çok oyuncunun bile yapamayacağı kalitede bir voleydi.. al ahly kalecisi sakatlanma pahasına topu kurtardı..

Kleve maçında ise Serdar Eylik'in nasıl öldürücü driblingler yaptığı net bir şekilde görüldü.. Anlaşılan o ki Cristiano Ronaldo'yu baya bir izlemiş ve hareketlerini de layıkıyla yapıyor.. Kabiliyet olduğu, yapabildiği müddetçe de kimsenin bir şey diyeceği yok zaten..

Benim en büyük endişem geçmişte galatasaray'ın genç oyuncular konusunda kısmen yaşadığı acı tecrübelerdir.. Alp küçükvardar, mustafa kocabey bunlardan bir kaçı.. Bu iki oyuncu da vakti zamanında son derece yetenekli oyunculardı.. Alp küçükvardar almanya'da düzenlenen bir hazırlık turnuvasında trabzonspor karşısında yıldızlaşmıştı.. Hatta çokta güzel bir golü vardı.. Tam türk futbolu yeni bir yıldızla tanışacak derken alp dönemin teknik direktörü fatih terim'den lig maçları boyunca gereken ilgiyi bir türlü görememişti.. Şunu rahatlıkla söyleyebilirimki alp'ten çok daha yeteneksiz olan burak akdiş daha fazla forma şansı bulmuştu alpten.. Zaten sonra ortaya çıkan sakatlıklarla beraber alpte soluğu küme düşme potasındaki takımlarda almıştı..

Kalli'nin bulup çıkardığı papin mustafa ise o dönem hakan şükür ile birlikte forvetin vazgeçilmezi olmuş, roma'ya attığı gollerle hafızalarda yer etmişti.. Gençti, elbet gençliğinin tecrübesizliğinden ötürü acaip gollerde kaçırırdı.. Ama üstünde durulduğunda koca galatasarayda leblebi gibi gol attığını da görmüşlüğümüz vardı mustafa'nın... Ama ne oldu ne bittiyse kalli'den sonra papin mustafa da bitti, yok oldu gitti.. Hala mustafa'nın kalli'den sonra gelenlerce neden harcandığını çözememişimdir.. Şu an lig istatistiklerine bakıldığında türk futbol tarihinin en çok gol atan futbolcuları arasında mustafa'nında isminin olması herhalde kötü futbolcu olduğunun emaresi olsa gerek !

İşte yaşanan bu acı tecrübeler şu an galatasaray'da belli bir aşamaya gelmiş genç futbolcular konusunda kuşku yaratıyor.. Evet son zamanlarda arda turan örneği de var ama acaba arda boleslav maçında o olağanüstü patlamayı yapmasa ve maçın yıldızı değilde maçın en kötü oyuncusu olsaydı acaba bu gün bir arda turan efsanesi doğabilir miydi ? Netekim kendisini çıkaran gerets kadıköy'de 4-0'lık maçtan sonra ferhat öztorun'u bitirmişti.. Acaba böyle bir şey arda'nın başına gelse neler olurdu ?

Malesef gençlerin kendini gösterip, a takıma çıkması pamuk ipliğine bağlı gibi bir şey.. Umarım rijkaard bu sene hepimizi yanıltırda en azından 2 futbolcuyu a takıma çıkartabilir..

Related Posts with Thumbnails

Kimsin Sen ?

 
Super Mario Jardel - Template By Blogger Clicks