1 Eylül 2010 Çarşamba

Misimovic Üzerinden Felaket Senaryoları


Aslında bu transfer hakkında bir şeyler söylemeyi düşünmüyordum ; ama bu gün bazı yerlerde Misimovic'in oyun felsefesinin galatasaray'a katkıdan çok zarar getireceğine dair birkaç yazı okuyunca yazma gereği duydum.

Bir takımı başarıya götüren en önemli unsurun saha içersindeki 4-3-3, 4-2-2, 3-5-2 gibi dizilişlerden çok oyuncu tercihleri ve o oyuncuların teknik direktörün oyun felsefesini sahaya nasıl yansıttığıdır benim gözümde. Misal elinizde kalibresiz oyuncular varsa hangi taktiği uygularsanız uygulayın başarısızlık kaçınılmazdır. Takımın çıtası belli bir yerden üste çıkmaz. Ama elinizde bölgesinin adamı ve teknik direktörün oyun felsefesini sahaya yansıtacak futbolcular varsa başarı er ya da geç gelecektir. Bu gün galatasaray bu iki oyuncu profilinin karışımı bir kadroya ve futbol felsefesi kaliteli futbolcular ile birlikte güzel oyuna hitap eden bir teknik adama sahip.

Ne diyordu Ukrayna takımına elendikten sonra Rijkaard ? Takımda kalite yok, sakat çok. Peki milli maç arasından sonra neler değişecek ? Misimovic ve insua gelecek, cana daha da adapte olacak, her ne kadar inanılmaz formsuz olsa da defansa daha akıllı top çıkaran hakan balta gelecek, pino ve kewell iyileşecek, elano daha hazır olacak.. Kıssadan hisse sezon başı ile mukayese edersek kadro yapısı büyük bir değişime uğrayacak iki hafta içinde. Bu büyük bir umut ışığı olarak görünüyor gelecek haftalar için..

Hemen misimovic'in olumsuz katkı yapma ihtimaline gelirsek. Eğer misimovic teknik heyetin kendisine verdiği görevleri yerine getirirse koşmaması sebebi ile olumsuz bir etki yapması mümkün değildir. Zaten Rijkaard'ın da fatih terim'in tıpkı felipe'ye yaptığı gibi koşmaması sebebi ile misimovic'e olumsuz bakacağına ihtimal vermiyorum. Elbet teknik heyet onların defolarını kapatabilmek adına arkalarına sadece defans yapmaları için bazı oyuncuları monte edecektir. Misal sezon başından beri ne görüyoruz galatasaray'da ? Barış Özbek'in ileriye çıkışları, mustafa sarp'ın ileriye koşuları ve hem ofansif hem de defansif yük taşımaları sebebi ile orta sahanın ciddi anlamda çöküşünü.. Dikkat edilirse 1-0 öne geçilen maçlarda dahi oyunu kopartabilecek bir kilit adamın eksikliğinden ötürü yeteneksiz orta saha geriye çekiliyor, kontra atağa çıkarken ani yakalanıyor ve gol yemek hatta maçı vermek kaçınılmaz oluyordu. Ancak misimovic'in gelişi ile bu ofansif yükler kendisine, defansif yetkinlikler ise sadece o mevkiideki görevini yapması için Cana, M.Sarp, Ayhan, Barış gibi oyuncular arasında paylaştırılacaktır. Bu bağlamda da salt görevini yapacak oyuncular misimovic'in defansif eksikliğini pekala kapatabilir. O yüzden teknik ekibin bunu dikkate alarak barış, ayhan, sarp üçlüsünden oynayacak olanları geçen haftalardaki kadar ileriye koşular yapmak için görevlendireceklerini sanmıyorum.. Zaten üçünün ofans gücünü çarpsan bir misimovic etmiyor.

Böyle kilit bir oyuncuya kesinlikle ihtiyacı vardı takımın. Özellikle geçen haftalar; keita'nın satılışından sonra oyunu çözebilecek kilit bir oyuncunun eksikliğini tokat gibi yüzümüze çarpmıştı. Bursaspor maçında baros ve kewell endeksli hücum hattının nasıl çaresiz kaldığını ve düğümlendiğini hatırlayalım. Galatasaray'da artık gerek duran toplar, gerek uzaktan şutlar, gerekse öldürücü paslar ile heran her şeyi yapabilecek bu düğümü çözebilecek kilit bir oyuncu var. Ayrıca fatih terim'in felipe'ye ettiklerinden sonra şu koşmayan oyuncu geyiğinden ben nefret ediyorum. Allah aşkına o felipe bu gün galatasaray'a gelse kim "koşmuyor" diye yok felipe gelmesin diyebilir ? Şu da var Barış özbek'in ofansif yeteneksizliklerinden nefret ederim ama şu bir gerçek ki mücadeleci bir futbol yapısı var. Malesef ki sarp ve ayhan ile kıyas edersek elde avuçta kalan gözünü budaktan sakınmayan oyuncu kontenjanından geriye bir o kalıyor. Gereksiz maceraları denemeyip sadece defansif orta saha olarak takım içerisine monte edilir, Rijkaard'ın dediklerini yapmak dışında gereksiz işlere girmezse Cana ile beraber orta sahnın türkiye ligi kapsamında defansif yükünü çekerler. O yüzden şimdiden "her şey daha da kötü olabilir" tarzı felaket senaryoları ile kafalarımızı bulandırmadan böyle bir yeteneği ali sami yen'de izlemenin keyfini yavaş yavaş sürmeye başlayalım.

2 yorum:

Black Pearl dedi ki...

Blogunuzu yeni takip ediyorum. GSli bloglar sitesinde gordum. Listenin sol tarafinda begendiginiz isimlerin resimleri gözüme çarpti, ama listede Hakan Sukur niye yok? O da sizce buyuk bi isim degil mi GS icin?

ksenophanes dedi ki...

Elbette büyük futbolcudur ama futbolu bıraktıktan sonra neredeyse galatasaraylılığını dahi sorgulatacak beyanatları futbolcu hakan şükür'den, hern şey'den öte galatasaraylı hakan şükürden çok ama çok şey götürmüştür benim gözümde. Bu gün blogumun isim babası jardel, hemde futbol oynadığı dönemde, açıkça söylüyorum okan, emre gibi oyuncular tarafından tezgahlanan akılalmaz adiliklere maruz kalan o jardel bile "Galatasaray'ı çok seviyorum bana yarım sezon şans versinler futbol hayatımı böyle büyük bir kulüpte noktalayım" diyor buna karşın kralımız her daim masa başından galatasaray'a sallamayı adet ediyorsa onu buraya koymayı içime sindiremem.

Related Posts with Thumbnails

Kimsin Sen ?

 
Super Mario Jardel - Template By Blogger Clicks