28 Mayıs 2009 Perşembe

Boğazları düğümletenler 1 - Tanju Çolak

0 yorum


Tanju'nun top oynadığı, esip gürlediği yıllar çocukluğuma denk gelir.. O yılları hayal meyalde olsa hatırlarım.. Hatta çıplak gözle kalesini fatih terim'in kaleci antrenörü eser'in koruduğu aydınspor'a karşı oynadığı maçı ali sami yen'de izlemiştim.. Bu benim ilk kez tribüne gittiğim maçtı..Tanju'nun golcülüğünden bahsetmeye gerek yok zaten.. Bilen bilir ancak onun sarı kırmızı renklere vedası belkide galatasaray taraftarlarını son yıllarda en çok etkileyen olaydır.. Düşünün altın ayakkabı almış, avrupa gol kralı olmuş futbolcunuz en büyük rakibinize gidiyor yani fenerbahçe'ye.. İşte o dönemleri yaşayanlar çok garip hislere sahip oldular.. Kimi tanju'ya, kimi o sırada başkan olan alp yalman'a kızmıştı 3-5 kuruş uğruna tanju'yu kaçırdı diye.. ama ortada bir gerçek vardı ki o metin aşık'ın ani bir gece yarısı operasyonu ile artık fenerbahçeliydi.. Tabi tanju'nun transfer konusunda bu denli talepkar olması ve alp yalman'ın da bu kadar katı olmasının mevcut sebepleri de vardı.. O dönemler tanju'nun şımarık hareketleri alp yalman gibi etik değerlere önem veren bir adamın altın ayakkabıya'da sahip olsa tanju'dan vazgeçmesinde önemli bir sebep oldu. Bu şımarık hareketler özel hayatındaki düzensizlikler, idmana ruhsatsız tabancası ile gelmesi, rahatına aşırı düşkünlüğü gibi nedenlerdii.. hatta simovic bile seneler sonra verdiği bir röportajda:

Tanju nasıl biriydi?

Gerçekten müthiş bir futbolcuydu tanju. Boşuna altın ayakkabı almadı Avrupa’da. Kötü huyları da yok değildi. Mesela, idmana silahla geliyordu. Bir keresinde F.Bahçe’yi yenmiştik. Tesislerin penceresinden tanju ile havaya epey sıkmıştık. tanju çok rahattı. Silahı ruhsatsız olsa da taşımaktan hiç çekinmezdi.

İşte bütün bunlar alp yalman'ın ne olursa olsun silerim arkadaş etik uğruna anlayışı tanju'yu fenerbahçeli yaptı.. Fenerbahçe'de de galatasaray'da ki günlerini aratmadı.. Bir maçta 6 gol atarak türk futbol tarihinin bir maçta en çok gol atan futbolcusu olarak tarihe geçti fenerbahçe formasıyla.. Sonraki senelerde özel hayatındaki dengesizlikler bu büyük futbolcuyu hapishane'ye kadar götürdü malesef..

Ancak herşeye rağmen tanju her yerde galatasaraylı olduğunu bağıra bağıra söyledi.. fener forması ile sami yen'de çok küfür yemesine karşın bunu mesele yapmadı.. Emekliliğinde sarı kırmızı formasını giyip tribünde galatasaray'ı destekledi.. Hatta o derece ki fenerbahçe'ye geçmesine rağmen 100. yıl maçına davet edildi.. Türk futbolunda çok ender rastlanacak bir emsaldir tanju'nun durumu..

Tribünde bir aslan parçası.. Hey yavrum hey !!

0 yorum


Türk spor medyasının en bomba gazetesi fotospor buyurmuş ki ruud van nistelrooy sivas maçında ali sami yen'e getirilip taraftarlara tanıtılacakmış.. Yönetim şova hazırlanıyormuş.. Tribünler ruud ruud ruud diye inleyecekmiş.. Helal olsun size be !! Zaten bu kadayıf tatlısının üstüne en güzel kaymak van der vaart'ın da yolda olduğu idi onu da yazmışsınız, daha ne diyeyim..Ha bu arada haber kaynağının daha önce etoo ile ronaldinho'yu müslüman edip fenerbahçe'ye getirmişliği de vardı.. bu iş iyice yalancı çoban şarkısına döndü zaten.. adamlar artık en güvenilir kaynaktan doğru bir haber verse bile(var mı öyle bir ihtimal) kimse inanmıyacak yine kolpalıyorlar diye... Nitekim böyle bir şeyde olmuştur belki, yönetim nabız yoklamış olabilir ama sivas maçı abartası ne iştir kardeş ? Bu arada haldun üstünel fransa'da değil miydi le guen ile görüşmek için ?

27 Mayıs 2009 Çarşamba

C.Ronaldo 0 - 2 Barcelona

0 yorum

İlk dakikalardan itibaren manchester united'ın bütün ataklarını c.ronaldo'ya odaklaması ya da daha başka bir bakış açısıyla ronaldo'nun bireysel çabaları ile ürettiği ataklar maçın barcelona ile c.ronaldo arasında geçeceğini belli etmişti. Nitekim tam durum böyle giderken barça bir anda manchester'ı ters gardta yakaladı ve golü buldu. Zaten ordan sonra da barça'nın baş döndürücü pas trafiği, messinin ronaldo'ya nazaran bireysellikten uzak takım oyununa yönelik oynayan ve oynatan futbolu sazı barça'nın eline verdi. ikinci yarıda xavi'de olağanüstü bir orta ile bücür'ün kafaya topu şandelledi ve o bücürde ayaklarındaki tekniği kafasına da yansıtarak inanılmaz bir kafa golüyle kupayı katalunyaya getirdi. hakkedenin kazandığı bir maç oldu kıssadan hisseye..

Barça 10 tane yetenekli ve teknik adamı bir araya getirince olağanüstü pas trafiği ile rakibin başını döndürmesi hiç zor olmuyor bu manchester united olsa bile hatta.. Askerlerde lazım elbette ama askerlerin safi fiziksel üstünlüklerinden ziyade teknik becerilerinin de üst düzeyde olması bu günkü barça gerçeğini ortaya çıkartıyor işte.. Xavi, iniesta hem müthiş bir asker oldukları gibi hemde gerektiği zaman tıpkı dün iniesta bu gün de xavi'nin yaptığı gibi komutan olup teknikleriyle takımı ipten alabiliyorlar.. işte modern futbol bu, futbolcu bu.. Herşeyden var..

İlla en iyi adam seçmek gerekiyorsa manchester'ın en iyi adamı daha doğru bir ifadeyle vasatın üstündeki adamı ilk 15-20 dakikada üretmeye çalıştıklarıyla ronaldoydu. Ancak o da takımın kendisine katkı yapmaması sebebiyle tekniğini 10 tane adama karşı yettiremedi. nihayetinde hakkedenin kazandığı, futbolun adaletinin işlediği bir maç oldu bu gün.. Şampiyonlar liginde iki takım arasındaki bariz güç farkının bu kadar ayyuka çıktığı bir maça da uzunca bir süre şahit olmamıştım ayrıca..

Hoca borsası açıldı

0 yorum




Hoca borsası açılmış durumda.. Malum kaptan sezon sonunda tabiyatıyla bu kötü futbol felsefesi yüzünden bavullarını toplayacak gibi görünüyor arda'nın bütün gayretlerine rağmen.. İlk schuster bombası düştü, daha sonra da onu scolari takip etti.. Bu gün Lig tv'den ve turkspor.net'ten kesin ifadelerle galatasaray'a iki hoca daha getirildi.. Hatta öyle ki lig tv galatasaray muhabiri pınar argun'un ağzından haldun üstünel'in resmen le guen ile görüştüğünü söylüyor.. Bu arada wikipedia'da gerrard houllier'i 1 senelik kontrat ile galatasaray'a bağlamış

http://en.wikipedia.org/wiki/G%C3%A9rard_Houllier


edit: an itibariyle bu ibare düzeltilmiş wikipedia'dan.. Tamamiyle özgür bir ansiklopedi sonuçta. Olur böyle şeyler..

26 Mayıs 2009 Salı

Gerets macerayı sever

0 yorum


Açıkçası gerets'in katar yollarına düşmesi beni hiç şaşırtmadı.. Kendisi avrupa futbolunun en maceraperest, kararları anlaşılamayan teknik adamlarından biridir. Ayrıca galatasaray'da en sevmediğim teknik adamlar arasına kafadan girmeyi başarmıştır.. Ha şimdi bülent mi gerets mi diye bir seçenek sunulsa allah için gerets derim o a apayrı bir konu ama galatasaray'dan ayrıldığı günden bu yana her daim ''değeri bilinemeyenler'' arasında isminin geçmesi benim için anlamsız olandır.. Evet takımı şampiyon yapan bir hoca elbette boş bir hoca değildir ama bu kriterin yanında hocanın realiteden uzak maceraperest ruhu işin içine giriyorsa orda bu işe bir dur demek gerekir.. Nitekim terim bu maceraperestliği ikinci devrinde felipe, revivo üzerinde çok uyguladı.. İşte bunun bir benzerini de gerets sasa ilic, cihan haspolatlı ikileminde yaptı.. Evet şaka gibi ! ismi dahi yan yana gelemeyecek bu iki adam gerets döneminde galatasaray'da birbirlerinin alternatifi oldular

12 eylül 2006.. Galatasaray ile bordeux şampiyonlar ligi ilk maçında olimpiyat stadında karşılaşıyor.. doğru düzgün pozisyon bulamıyoruz ilk yarıda.. İkinci yarıda ise necati'nin kaçırdıkları ve arda'nın oyunu biraz pozisyon üretiyor.. Tabi pozisyon diyince akıllara gelen ilk isim kim o sırada ? Sasa ilic.. İnanılmaz bir yetenek var.. Kendini bu kadar profosyonelce unutturup, rahat pozisyona giren ve son vuruşları harikulade bir adam yok takımda.. Ama ne hikmetse gerets 80-85 arasında cihan'ı oyuna sokup hiç şaşırmadığımız şekilde sasa ilic'i oyundan alıyor.. İşte bu maç gerets'in ne kadar maceraperest bir ruha sahip olduğunu göstermişti.. keza 4-0'lık fener maçında da tercihleri sebebiyle ferhat öztorun'un futbol hayatı bitmişti..

Şimdi yeni bir maceraya atılıyor.. Para mı kariyer mi noktasında para kısmı daha ağır basmış gerets için.. Ne diyelim yolu açık olsun

25 Mayıs 2009 Pazartesi

Nerden çıktın Norveç ?

0 yorum


Eurovision gecesi prenses gibiydi bu kızcağız. 1990 doğumlu, 19 yaşında ama azerbaycanlı 20 yaşındaki aysel teymurzadeh'e göre acaip olgun gösteriyor.. Şarkısı da çok güzeldi çok yazık oldu..bundan sonrası için yolu açık olsun..

http://www.vidivodo.com/277189/eurovision-2009-ikinci-izlanda

20 Mart 2009 Cuma

Kewell'ı 90 dakika defans oynatmak !

0 yorum


cassio lincoln'ün sezon sonu gidişinin tescillendiği, bülent korkmaz'ın eski arkadaşlarına yaptığı kıyağın alenen ortaya çıktığı, üzülerek söylüyorum ki kaptanın iyi bir teknik direktör olmadığının belgelendiği bir maç oldu..
büyük kaptanımız !! tamam herşeyi anladık, zaruretten kewell'ı defansa koydun amenna.. ama maç 2-2'ye gelmiş, dakika 60 önümüzde 30 dakika var neden hala takımın en yaratıcı ismi defansta oynatılarak prangaltılır ? nasıl bir teknik direktör aciziyetidir ? Bu nasıl bir kriz yönetimi anlayışıdır ? her daim oyuna koyduğunuz mehmet güven'i oynayabileceği yegane maçta oynatmayacak kadar nasıl basiretiniz bağlanır ? madem semih kaya'ya güvenmiyorsun 2-2 olduktan sonra koy defansa mehmet'i, kewell eski yerine geçsin. en azından takımın en yaratıcı oyuncusunun eski yerine geçmesi yorgun olsa, 70'ten sonra çökse bile rakip savunma için büyük bir tehdit. ama hala gittik büyücüyü 90 dakika defansta tuttuk ya söyleyecek bir şey bulamıyorum.. ayrıca ben diyim 3 ay siz deyin 6 ay ayağına top değmemiş, değil maç kurtaracak 15 dakikayı bile çıkaramıyacak bir hasan şaş neden bu maça kurtarıcı niyetine sürülür ? seyirci maçtan sonra yuhalamış hasan'ı.. ayıptır !! galatasaraylılığı ile övündüğümüz bu adamı da bu hallere düşürdü ya kaptan, çok yazık.. bu maçta en son yuhalanacak adam hasandır. aylarca adam gibi maça çıkmamış bir hasan şaş mıdır suçlu olan yoksa onu bu haliyle kurtarıcı diye sahaya sürenler mi ?
bakıyoruz trabzon maçının süper kahramanı ümit karan giriyor, lincoln çıkıyor. lincoln çıkarkende protesto kokan bir hareketle kulübeye ''doğru tercih'' işareti yapıp soyunma odasının yolunu tutuyor reklam panolarını yararak. bu dakikadan sonra lincoln bitmiştir. artık ondan skibbe günlerine dönmesini beklemek hayalperestlik.. eğer elinde yıldız oyuncun varsa onu ''kulüp menfaatleri, etiklik vs'' uğruna en ufak bir kaprisine dayanamayıp ezersen işte olacaklar bu. lucescu neden büyük antrenör ? pascal'a, sergen'e, dönemin yıldızı hasan şaş'a, hatta elini sıkmayan hagi'ye bile sırt çevirmeyip kucak açtığı için. bizse etiklik uğruna, ego sevdasıyla yaşattığımız değerler uğruna yıldızlarımızı bir bir söndürüyoruz..
birde kalede de sanctis fırtınası vardı. bu adama 4-1'lik fenerbahçe maçından bu yana acaip bir kuşkuyla yaklaşıyordum. bu gün iyice belgeledi nasıl kaleci olduğunu. aradaki 3-5 maçı var iyi oynadığı ama istikrar olmadığı sürece neye yarar bunlar ? bu adamda süreklilik namına hiçbir şey yok. bir bakmışsın takımı kurtarmış, bir bakmışsın bir kulbunu tuttuğun kupadan elini çektirmiş. böyle garip bir adam işte. e bu vasıflar aykut erçetin'de de var. o da bir bakıyorsun enfes toplar çıkarmış, bir bakıyorsun tek başına maçı vermiş. o zaman bu çocuğa niye kızıyoruz ki ? bu takımın ihtiyacı olan kaleci tipi istikrarlı kalecidir. yanar döner kaleciler değil..
arda turan ve milan baros içinse söyleyecek sözler kifayetsiz kalıyor. nasıl bir adamsın sen be arda ? şu an ismin ardinho olsa sao paolo'da falan oynasan herhalde sezon sonu 25 milyon euro'ya real'e, milan'a imzayı basmıştın. o nasıl tekniktir, o nasıl adam eksiltme becerisidir. galatasaray taraftarı senin gibi bir futbolcuya sahip olduğu için gurur duyuyor. milan baros'ta geldiği günden bu yana çok gol attı ama bu gün o formayı giydiği günden bu yana en iyi maçıydı. top sürerken yaptığı sakarlıklardan eser yoktu hatta kendinden beklenmeyecek derecede çevik bir çalımla penaltı bile yaptırdı, inanılmazdı..
son sözleri söylemek gerekirse galatasaray ''ego'' düşkünü teknik direktörlerden çektiğini başka hiçkimseden çekmemiştir. yakın tarihte örnekleri boldur. koşmuyo diyip uefa kupası fatihi gazıyla felipe gibi dünyanın en iyi ara top atan, yürüyerek adam geçen futbolcusunu bir kalemde silip atan fatih terim, geçen sene lincoln'ü saçma sapan gerekçelerle kadro dışı bırakan kalli ve bu sene aynı ''büyük kaptanlık'' egosunu kullanarak lincoln'ü silmiş bülent korkmaz. şuraya yazıyorum bu disiplin anlayışına sahip teknik adamların elinde cristiano ronaldo, wayne rooney, zlatan ibrahimovic falan olsa en fazla 10 maçta bavullarını toplatıp ülkelerine gönderirlerdi. nasıl olsa daha çook gelir bu lige rooneyler, ronaldolar, lincolnler. kimse galatasaray'dan büyük değil, dimi ?

Related Posts with Thumbnails

Kimsin Sen ?

 
Super Mario Jardel - Template By Blogger Clicks