6 Mayıs 2012 Pazar
Hissiyat ve Mantık Savaşı
Bazı olayları mantık dahilinde değerlendirmek gerek galatasaray aşkı, şevki, heyecanı bir yaşam tarzıdır bizi her zaman ayakta, başı dik tutar ancak bu mantığımıza değerlendirmelerimize perde indirmesin.. Bir takım var lig organizasyonunda 9 puan fark atmış eski, gücen ve olması gereken sistemle eze eze şampiyon olmuş sonrasında 4 puanı buharlaştırılarak rakibi ile arasındaki farkı 5'e düşmüş, görevi fenerbahçe nin menfaatlerini korumak ve kollamak olan fenerbahçe misyoneri federasyon başkanının getirdiği tamamiyle fenerbahçe nin derbi maçlarındaki üstünlüğüne dayalı bir organizasyonda oynaması gereken 5 tane zor maçın yarattığı psikolojik çöküntüyü tahmin edildiği üzere kaldıramamış sinirler ve bünye durma noktasına gelmiş.. Öteki takım rakibinin 9 puanlık farkının 4'ünü süper final ile hokus pokus etmiş 5 puan farkıda bu organizasyonda kazandığı maçlarla eritmiş üstüne üstlük kazandığı her maçla moral bulmuş ve şansını öyle ya da böyle akılalmaz sakatlıklarına rağmen son maçta alacağı galibiyete taşımış.. Alex yok, Sow yok bu futbulcular bu takımın %80'i bilmem farkında mısınız ha birde defanslarında Bekir İrtegün gibi her an arıza çıkartabilecek bir müdafa ile idare ediyorlar eklemek gerek... İçinde bulundukları durum Galatasaray'da Selçuk ile Elmander in oynamamasına denk gelecek türde... Ama karşı taraf bir şekilde maç kazanıyor.. rüzgarı arkasına alan avantajı her zaman elinde bulundurur.. Süreç galatasaray ın aleyhine işliyor puan avantajı eriyip giderken alınabilecek beraberliğe tamah etmek ve bu düşünce ile sahaya çıkmak büyük saçmalık hemde bu moral ve moral bozukluğu dengeleri anadolu yakasında moral olarak daha ağır basarken, trabzon gibi bir meydan muharebesinden galip gelerek üstelik.. İş bu raddeye gelmeyecekti..Her şeyin kırılma anı tt arenada kaybedilen maçtır, fenerbahçe balı, şanssızlık değil beceriksizliktir ! takım savunmasının super finalde muhtelif sebeplerden ötürü ciddi arızalar vermesi, forvetteki akılalmaz beceriksizlikler hemen aklıma gelen temel defolar.. Karşı yaka daha kura çekildiği gün işin son maça kalması için can atıyordu nitekimde biz oynadığımız futbol ile yağı ekmeğe çok güzel bir şekilde sürdük.. Süreç Galatasaray'ın aleyhine işliyor tek dayanak bu sene ayan beyan ortaya çıkan "sizi öpeceğiz, işiniz bitti" minvali açıklamalar yapıp kendine aşırı derecede güvenen tarafın tabir yerindeyse batırması.. Super finalde Galatasaray bu anlayıştaydı ve 2-1 kaybetti keza bu gün trabzonunda farklı kalır bir yanı yoktu.. Temenni mağrurların değil gururlular kazanması.. Fakat yaşanan şu süper rezalet sürecininde bazı verilerinde temelini oluşturduğu hislerim son maçta karşı yakanın taraftarlarının "bu da mı şike" tişörtlerini maçtan sonra giymeye yakın olduğu yönünde.. Şu aralar yanılmaya çok ihtiyacım var..
30 Aralık 2011 Cuma
Hizlial.com Aymazlığı
28 Ekim 2011 Cuma
Bu Riera O Riera'ya Benzemiyor

Şahsen Liverpool da oynadığı zamanlar hakkında bilgi sahibi değilim geniş bir argümanım yok ;ancak klasik bir taraftar gibi Galatasaray'a gelmeden önce mevcut "yutup" videolarından tekniği hakkında basit düzeyde bilgi sahibi olabildim. Benim görebildiğim kadarıyla Riera tek harekette rakip oyuncuyu ekarte edebilecek kadar teknik, sol ayağı sağlam, adam geçmekte sıkıntı yaşamayan ve etkili paslar atabilen kaliteli bir futbolcuydu. Avrupa futbolu hakkında bilgi sahibi olan blog yazarlarının yazılarında da liverpool'dan ayrılma sebebinin "benitez ile yaşadığı sorunlar" olduğunu öğrenincede kendisini klas bir futbolcu olarak etiketlememek için hiçbir neden kalmadı.Arda gittikten sonra sağlam bir kewell geliyor izlenimine kapılmıştım. hele hele olympiakos taraftarlarının riera'yı karşılamak için 5000 kişi toplaşması beklentilerime farklı bir yön çizmişti. Biz buna benzer bir beklentiyi 10 numara açlığı çektiğimiz bir yaz günü cassio lincoln'de yaşamıştık. Herhalde bu videoda yunan taraftarlar ile bizim taraftarımız arasındaki benzerliklerin en önemli göstergesi olsa gerek. Onların beklentilerini de gayet net açıklıyor.. Hani hava alanında futbolcu karşılamaları bir tek türkiye'de var deriz ya onu tekzip edercesine bir görüntü..
26 Ekim 2011 Çarşamba
Yusuf Namoğlu'na Dair
18 Temmuz 2011 Pazartesi
Sercan Yıldırım Nefreti
Çeşitli platformlardan transfer haberlerini, bu haberlere taraftarın tepkisini takip etmeye çalışıyorum... Son dedikodu pino'nun gözden çıkarılması ile beraber artı iyi bir rakam teklif edilerek sercan yıldırım ve volkan şen için bursaspor'un kapısının çalınacağı yönünde.. Pino nun gözden çıkartılması ile ilgili ayrı bir yazı yazılabilir ama burda esas irdelenmesi gereken husus hemen hemen her yerli santrafora bir kulp bulma alışkanlığımız.. Sercan'ı da beğenmiyoruz..Tamam gece hayatı olabilir, tamam futboldan başka şeylerede kafası basabilir, futbol zekası kıt olabilir ama allah için türkiye şartlarında alınabilecek bi yerli santrafor varda biz mi transfer etmedik be arkadaşım ? batuhan karadeniz öyle, semih şentürk böyle, sercan yıldırım şöyle, umut bulut böyle iyi de kim kaldı ? herkese bir kulp herkese bir bahane... yok işte 90'lı yıllardaki bi hakan şükür yok artık çıkmıyor alt yapıdan bir arif erdem çıkartamıyoruz çıkartsak bile elimizde tutamıyoruz.. anıl dilaver ile devam edilirse bu çocuğun başarılı olacağına kim inanıyor ? çelimsiz ve kendine güvenmeyen bir hali var hatta öyle ki bir kaç maç kötü oynayıp baskıyı kaldıramazsa takımdaki geleceği bile tehlikeye girer yeni bir cafercan aksu faciası olur.. mehmet batdal kalırsa 2.00 metrelik boyu olmasına karşın bu takatsiz hali ile takıma ne kadar katkı verebilir ? zaten terimde bunu görüp onu gönderdi kendisi içinde bir parantez açayım.. ben bu batdal kadar fizik gücü ve şut tekniği ters orantılı bi adam görmedim adam o endama rağmen toplara öyle bir vuruyorki top utanmasa boş bi naylon poşet gibi uçacak bu kadar cılız bir şut tekniği o fiziğe karşın hayret uyandırıcı.. sercan yıldırım türkiye şartlarında alınabilecek en iyi santraforllardan biridir..johan elmander ve sakatlanma potansiyeli olan bir baros'un arkasında her an hazır kıta bekleyebilir rakip defansı hareketli futboluyla yorar bazen kendinden beklenmeyecek derecede gollerde atar yerinde durmayan yapısıyla partnerine ve orta saha futbolcularına gol yollarını açar ayrıca fatih terim'in disiplini altında faydalı olması daha büyük bir ihtimal nitekim milli takımda da oldukça faydalıydı daha ne peki ? bu burun kıvırma neden ? evet gol kaçırma yüzdesi fazla olan bir oyuncu ama önceki senelerdeki galatasaray ve fenerbahçeye karşı oynadığı maçları hatırlayalım bi saç baş yoldurmasına karşın tek başına en az 2-3 kere gol pozisyonuna girmiş rakip defansı inanılmaz zorlamıştı.. hatta bursada oynanan bir fenerbahçe maçında iğrensemde hakkını vermeden edemeyeceğin volkan demirel'in harika kalecilik performansı sebebiyle gol atamamış fenerbahçe'nin defansını bir başına tarumar etmişti.. hem bu adam galatasaraylı bunu bizzat söylememiş olsa bile çeşitli platformlardan televizyon programlarından ima etmişti zaten galatasaray maçlarındaki haline bakanda bu durumu apaçık anlar.. volkan şen gibi gs maçlarında çirkeflik rekoru kırmaz. en ufak bir sinir bozucu hareketi saygısızlığı bile olmamıştır.. kasımpaşaspor maçlarındaki yekta kurtuluş tadında oynamıştır galatasaray'a karşı şahsen ben galatasaraylı olan bir futbolcunun başka bir takıma gitmesine bir taraftar olarak üzülürüm son orhan şam olayında olduğu gibi... adnan sezgin'in kaçırdığı cenk tosun'u antep satıyordu da biz mi almadık ? ayrıca yabancı kontenjanını 2 tane yabancı santrafor varken yine bu mevkiden kullanmak ne kadar mantıklı ?
11 Temmuz 2011 Pazartesi
2011-2012 Sezonu Hazırlıkları

Takımda 2011-2012 sezonuna dair bir şeyler artık yavaş yavaş şekillenmeye başladı.. Malesef fatih terim'in bazı eski takıntılarını geçmişte bırakıp yepyeni bir sayfa açma isteğine dair inancım defansın halini görünce gün geçtikçe azalmaya başlıyor..
Orta saha geçen seneye nazaran bariz olarak güçlendi.. Ayrıca Cana'nın yerine yabancı bir orta saha ile orta saha çok farklı bir havaya bürünür.. Eğer sakatlık sorunu olmazsa mevcut oyuncular içersindeki Culio, Arda, Yekta, Selçuk, Ceyhun geçen sene maçların neredeyse tamamında oynayan ayhan-barış-sarp üçlüsünü silip atar.
Hücumda anlaşılan bir kaç sene önce skibbe'nin yaptığı nonda-baros rotasyonuna benzer bir rotasyon elmander-baros arasında olacak. O sene bunun çok katkısını görmüştük hatırlanacağı gibi. Ayrıca patlayıcılık özelliği ile pino ve her şeye rağmen boş bir oyuncu olduğuna asla inanmadığım stancu'da faydalı olacaktır..
Hülasa defans'ın durumu çok kötü. Malesef büyük takımların göze batan oyuncuyu almak gibi hastalıkları var. Bu sebepten bazen kalecilere ve defans oyuncularına lüks gözüyle bakılabiliyor. Halbuki geçmişe baktığımızda yabancı defasnlar kulüp tarihine ismini altın harflerle yazmış ve efsaneleşmiştir.. Fenerbahçe'de uche-hogh, beşiktaş'ta ronaldo-zago, bizde song-tomas. O yüzden mutlaka defansta bir iyileştirme yapılmalı terim zan-servet ikilisinden birine güvenmekle telafisi olmayacak hatalara sürükleyebilir takımı.. Yanarımda lucas-ujfalusi ikilisinin bir arada oynamasının nasip olmamasına yanarım...
30 Mayıs 2011 Pazartesi
Gelmezsen Gelme !
Ünal Aysal başkan seçildiği günden bu yana malum Ersan Gülüm transferi galatasaray'ın gündemini meşgul ediyor. Şahsen futbolunu beğendiğim ve katkısının servet çetin ile gökhan zan'ın toplamından dahi daha fazla olacağını düşündüğüm bir futbolcu. Ancak son zamanlarda karakter olarak yaptığı şeylerde zırvalıktan öte değil. Gelmek istemiyorsan gelme bilader ! Eğer gönülden beşiktaşlıysan çık açıkça "ben beşiktaşlıyım türkiye'de beşiktaştan başka takımda oynamam" de. Cesaretin yoksa o çok kullandığın twitter'dan yaz taraftarı olduğun camianın yüreğine su.. Nedir böyle garip garip oyunların internette yapılan saçma sapan gönül alma gayretlerinin anlamı ? Zat-ı ali twitter'dan beşiktaş arka planını değiştirmiş ancak profil fotoğrafına çarşı logosunu koymuş fakat ağızdan iki çift laf çıkmıyor.. Acaba




