29 Aralık 2009 Salı

Nedir Bu Vefasızlık Yahu ?


Hakan şükür, hasan şaş, hakan ünsal.. Hepsinin dem vurduğu üzerinden koca kulübe kin kustuğu, yıllardır kendilerine bağıran taraftarları bile uğruna arkasına aldığı bir kavram oldu şu vefasızlık.. Peki nedir bu vefasızlık ? Hemen olayı temele indirgeyip tdk'ya göre vefasızlığın gerçek anlamına bakalım..

Vefası olmayan, sevgisi çabuk geçen, hakikatsiz demektir diyor türk dil kurumu.. Peki.. Hemen olayı daha da netleştirmek için şu meşhur vefa kelimesini inceliyelim..Türk dil kurumuna göre vefa'da sevgiyi sürdürme, sevgi, dostluk bağlılığı anlamına geliyor..

Bu tanımlardan sonra herhalde kafamızda çok sık kullandığımız hele hele galatasaraylı futbolculardan sonra sirvisinek misali kafamızda vızıldayan bu kavramların ötesi daha net görülmüştür.. Peki güzel bu güzide futbolcumuz kendilerine "vefasızlık" edildiğini düşünebilirler ama acaba kendileri " sevgiyi sürdürme, dostluk bağlılığı" anlamına gelen bu vefa kavramından ne kadar bihaberler.. Hakan ünsal denen şahıs vefasızlık ile suçlayıp kendi bağlılığını her daim kulübüne en iyi futbolcusuna dahi çamur atarak en iyi şekilde gösteriyor.. Hakan şükür denen futbolcumuz "sevgi bağlılığını" dünyanın alkış tuttuğu 40 metrelik asiste " ne var canım bunu herkes yapar" diyerek ne kadar sevgi taşıdığını herkese gösteriyor..

Futbol kulüplerinde tıpkı siz futbolcular gibi yöneticilerde gelip geçicidir.. bu gün kin kustuğunuz yönetici yarın öbürgün bu kulüpten gidecektir ama taraftar her zaman o statta bağrış gürültü maç izlemeye, boğazı yırtılana kadar takımını desteklemeye devam edecektir, onlar kalıcıdır.. Sırf ağzınıza sakız ettiğiniz gerçek anlamını kendiniz bile bilmediğiniz, bilseniz bile anlamamazlıktan geldiğiniz saçma sapan kavramlarla kin kusmayı bırakın artık taraftara.. Siz geçici mevkilere kin kustuğunuzu sanıyorsunuz ama sesiniz florya'ya yada beyoğlundaki kulüp binasına gitmiyor o çirkin sesiniz ali sami yen'de ki onbinlere, televizyon karşısında, kahvelerde takımının maçını izleyen milyonlara gidiyor bilesiniz !

Hakan ünsal bu günde sinirden tamamını okuyamadığım yazısının bir kısmında yine şu meşhut ve artık bu yazımda kullanmaktan ciddi şekilde rahatsızlık veren "vefa" kavramından dem vurarak siz olsaydınız napardınıza getirmiş lafı.. Hatta öyle bir noktaya getirmiş ki biz bu kupaları taraftar için kazandık gibilerinden kelamlar etmiş.. Hiç inandırıcı değil, hele hele gerçek yüzünüzü gördükten, maskeniz düştükten sonra bunlar çok komik.. Ne yapacaktı koca kulübün menfaatini düşünen, seçimle o menfaati korumakla yükümlü yöneticiler ? Sizin çeteleşmenize göz mü yumacaklardı ? Ayrıca neler teklif edildi hakan şükür'e ? Bundan daha büyük bir vefa nasıl olabilir ki ? ama şükür "derin galatasaray" sevdasını "futbol oynama arzusu ve vefa gibi kavramlar" ile gayet güzel makyajlayarak bütün herşeyden önde tuttu.. Gerçekten çok yazık..Anlamadığım hala bunların vefa kavramına inanan bir taraftar kitlesi var.. Acaba ne kadar inandırıcı ? Rambo yusuf'a, muhammet altuntaş'a, ismail demiriz'e ve en son tugay kerimoğlu'na jübile yaptıran bu kulübün uefa kupasını kazandıran bu futbolculara jübile maçını bile çok gördüğü gerçeği ? Şimdi bu sayılan futbolcular ile şimdiki kin kusanları, o zamanki yöneticiler ile bu zamanki yöneticileri karşılaştıralım.. Acaba hangilerinin karakterleri arasındaki uçurum daha fazla ? Birde acaba devler ligini izleyenler hakan ünsal'ın takımını motive ederken "cimbom bom" diye bağırışını ne kadar samimi bulmuştur merak ediyorum..

0 yorum:

Related Posts with Thumbnails

Kimsin Sen ?

 
Super Mario Jardel - Template By Blogger Clicks